İclal Aydın yorumu: Gerçek kahramanlar istiyorum artık
|
|
||
Dit dit" etmiş telefonu. Açmış bakmış ki sevdiği adamdan geliyor mesaj. Sevdiği adam tabii... Sevmese nişanlanmaya karar verir mi? Sevmese gidip onun evine yerleşir mi?Diyormuş ki sevdiği adam mesajında "Ben seyahatten dönene kadar evden eşyalarını alıp ayrılırsan sevinirim"
Böyle diyormuş...
Ben gazetede okudum.
Okurken gözümden yaş aktı.
Cesur yürek filminde Mel Gibson'un ihanete uğradığını anladığı an yüzüne yerleşen bakışı gördüğümde gözüm nasıl yaşardıysa öyle yaşardı yani...
Öyle acıdı içim...
O yarı baygın kadının görüntülerini gazetede gördüğümde (Gamze Özçelik ya da başkası) kim olduğu önemli değil "bunu nasıl yapar bir erkek" diye düşündüğümde nasıl karardıysa kalbim öyle karardı yine.
Eğer doğruysa okuduğum, hani bir küçük ihtimal belki bir dedikodudur, belki bunu yapmamıştır ama Gamze Özçelik'in nişanlanması beklenen sevgilisinin genç kadını terk etmekle kalmayıp evden çıkmasını istediği haber gerçekse o yakışıklı ve düzgün ifadeli suratına hiç yakışmamış bu yaptığı...
Yaşına, yaşadığı çağa hiç yakışmamış hem de...
***
Yine de belki doğru değildir diye düşünmek istiyorum.
Çünkü eğer bu genç adamın nişanlılık arifesinde bir başkası ile sevişirken çekilmiş görüntüleri gazetelere düşseydi Gamze ya da bir başka kadın fark etmez elinden tutup "önemli değil" diyecekti büyük ihtimalle.
Yanında duracaktı, sevdiği adamın başı eğer utancından yana düşerse omzu destek olsun diye..
Ardında duracaktı, düşmanları bu durumu fırsat bilip bir de sırtından bıçaklamasınlar diye
Önünde durup siper olacaktı dedikodular kalbini, ciğerini daha çok yaralamasın diye...
Sarılacaktı kollarının yettiği tüm gücüyle "Sakın bırakma kendini. Bu senin utancın değil. Bu seninle sevişmenin kıymetini bilememiş bir zavallının, bir alçağın rezilliğidir" diyecekti...
Saçını okşayacaktı, teselli edecekti eğer gözlerinden yaş döküldüyse...
Çevresinde kim varsa savunacaktı sevdiği adamı.
Laf ettirmeyecekti.
Sevdiğinin bedenine daha önce bir başka elin değmesi her sevenin kalbini nasıl dağlarsa onu da üzecekti belki ama geçmişin hesabını çıkarmayacaktı sevdiği adamdan..
Biliyorum böyle yapacaktı Gamze Özçelik ya da bir başka kadın...
***
Gamze Özçelik o mesajı aldığında ne hissetti bilmiyorum ama dedim ya haberi okurken benim içim acıdı...
Gözümün önüne o mesajı aldığındaki yüzü geldi...
"Evi boşalt" diyen mesajı...
Eğer doğruysa, eğer gerçekten bu mesajı çekip gencecik bir kadını böyle bir gününde terk ettiyse bu güzel ve aydınlık yüzlü delikanlı...
***
Bilmeli ki o ve onu böyle bir şeye teşvik eden, telkin eden, akıl verenler... Yorumlarıyla, yazılmamış köhne ve alçak kurallarıyla beynini yıkayanlar, yüreğini ve insan olma, cesur kalma yeteniğini dağlayanlar..
Bilmeliler ki düşene atılan bir başka taş kahraman yapmıyor taşı atanı.
Yaralıyı savaş meydanında bırakıp kaçana madalya takmıyor tarih..
Ve alkışlamıyor kargaşayı uzaktan izleyenler sevdiğini söylediği kadını sırtlanların önüne atan prensi...
Halk artık gerçek kahramanlar istiyor.
Kadını yere düştüğünde "her şeye ve herkese" rağmen elini tutabilen erkekler istiyor...
Kadını, aşkı, sevginin getirdiklerini satmayan, satın almayan erkekler istiyor...
O görüntüleri satan ne kadar alçaksa karşısında duracak o kadar yüksek yürekli adamlar istiyor!
İclal Aydın, Vatan, 11 Eylül 2005
|