Sürgün - The Banishment
Afişi Büyütün
İzleyici Sayısı 2.207
Hasılat 19.614 YTL
Sürgün - The Banishment
Yönetmen Andrey Zvyagintsev
Oyuncular Konstantin Lavronenko (Alex), Maria Bonnevie (Vera), Alexander Baluev (Mark), Maxim Shibaev (Kir)
Senaryo Artyom Melkumian (William Saroyan'ın eserinden)
Yapımcı Dmitri Lesnevsky
Görüntü Yönetmeni Mikhail Krichman
Prodüksiyon Tasarımı Andrey Ponckratov
Sanat Departmanı Katerina Machacek
Kurgu Anna Mass
Özgün Müzik Andrei Dergachyov, Arvo Pärt
Yapımcı Stüdyolar Alcon Entertainment, Grosvenor Park Films
Türkiye Dağıtımı Barbar Film
Gösterim Tarihi 22 Şubat 2008
Film Arşivi
Sürgün - The Banishment Yapım Bilgileri   Bu sayfayı Facebook'ta paylaşın
Baba ocağına dönüş...
Ünlü yazar William Saroyan'ın “The Laughing Matter” (Gülünecek Şey) adlı romanından uyarlanan “Sürgün / The Banishment”, şehirli bir ailenin, babanın doğduğu köy evine gelmesini ve buradaki kır yaşamına ayak uydurmaya çalışmasını konu ediniyor.
2003 yılında çektiği “Dönüş” adlı ilk filmiyle (23. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin açılış filmiydi)  Venedik'te Altın Aslan kazanan Andrei Zvyagintsev'in bu ikinci filmi, Cannes Festivali'nde Konstantin Lavronenko'ya En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandırdı.
Filmin Konusu
Koca, karısı, bir kız ve erkek çocuğundan oluşan aile, endüstri şehrinden adamın doğduğu kır köyündeki babasından kalma eski evine kalmaya gelirler.
Karakterler arasındaki ilişkileri canlandıran, sivrilikleri törpüleyen ve hatta zaman zaman mutluluk ve sevgi yanılsamaları yaratan eski, şehir ortamına karşın  
yeni ortam doğadır. O ortam ki, nefes kesen dalgalı yamaçlarıyla, tarih öncesi denizlere yataklık yapmış, verimli ve nefretin kalıntıları arasında uzanıp giden topraklar. Kibirli olmasına karşın üzgündür bu topraklar ve kolay kolay kendini kullandırtmaz. Büyük kurbanlar isteyecektir.
Ve kimse babanın oğluna karşı kaldırdığı eli durduramayacaktır. Çığlık sesleri duyulmayacaktır. Oğul, kuzu ile değiştirilmeyecektir. Artık bıçağı kaldıran, duyamayan kulaklara, göremeyen gözlere ve hissedemeyen bir kalbe sahiptir. Oysa onun insan onuru töresine olan inancı şiddetli ve tükenmezdir, hem de pişmanlığı kadar şiddetli.
Tohum ekilmiştir ve hasat toplanmalıdır.
`Sürgün' filminin konusu nedir sorusuna biz şu cevabı veriyoruz, `'şöyle ya da böyle herhangi bir diğer film gibi, bu film hepimizi yansıtıyor - umutsuzluğun trajik şartlarında yaşayan iyi yürekli güzel insanları''
Andrey Zvyagintsev ile Röportaj
DÖNÜŞ filminin zaferinden sonra ikinci filminiz hakkındaki duygularınızı anlatır mısınız?
İkinci filmin başarısız olacağına dair bir batıl inanış vardır. Bazısı, başarılı bir ilk filmden sonra enerjideki düşüşten bahseder. Ancak çalışmaya başladığınızda tüm bu batıl inançlar ve korkular geride kalır. İkinci Film sendromu bir mittir ve bu konudaki şüpheleri dağıtmak gerekir. Bunu teyit etmek ancak sizin başarılı bir film yapmanız ile söz konusudur. Çünkü, filmin kendisi amaçtır yoksa bir şeyi kanıtlamak için kullanılmaz.
Festivale katılmak bunun bir yolu mudur?
Evet, bir yoludur. Üstüne üstlük festivaldeki bir başarı, bir sonraki projenin de başarı garantisidir. Şüphesiz bunun bir parça da şans ile ilgili olduğunu ve kıymetini kabul etmek gerekir ama yine de gardınızı almanız gerekir. Yoksa kolaylıkla başarı üreten bir üniteye dönüşmeniz olasıdır.
`'Sürgün'' William Saroyan'ın hikayesinden uyarlandı. Orijinal hikaye film için ne kadar önemliydi ve orijinaline göre ne kadarı değiştirildi?
Bir sürü şeyi değiştirdik. Su kadarını söyleyeyim: Saroyan hiç bir karakterinin yaşamasına izin vermedi. Başlangıçta Arthur Melkumyan'ın yazdığı ve yine William Saroyan'ın `' Gülünecek Şey” adlı pek duyulmamış eserinden uyarlanmış senaryoyla karşılaştım. Olağanüstü bir şey hissettim. Kullanılan dil geçtiğimiz yüzyılın ortalarını yansıtan karakteristik, ağır cümle yapılarını yansıtan garip bir dildi. Orijinalinde isimleri farklı olan Alex ve Mark kardeşler birbirleriyle anlaşılamayan bir dilde konuşuyorlardı. Sözde Ermenice olan bu diyalog beni rahatsız etti, eğer bir dili özellikle belirtiyorsanız oranın direkt adresini de verirsiniz. Daha sonra onları dilbilimciler tarafından yeniden yapılandırılan Ölü Dilinde konuşturalım dedik. Ancak bunun da film içinde çok fazla suni efektler yaratmayı gerektireceği düşüncesiyle bu fikirden vazgeçtik.
Film, hikayenin bir Kuzey Ülkesinde geçtiği izlenimini veriyor. Nerede çekildi?
Belçika, Kuzey Fransa ve büyük bir bölümü güneyde Moldova'da çekildi. Bu arada Sardunya da başlamıştık ilk önce ama çok şükür ki zamanında vazgeçtik, aksi takdirde filmi bitirecek bütçemiz olmayacaktı. Moldova'da dalgalı yamaçların ve tesadüfen kümelenmiş ağaçların olduğu harika ortamlar bulduk.
Tam Adresi belirtmekten kaçınarak, filmin Yeri ve Zamanını nasıl yapılandırdınız?
Saroyan'ın karakterlerinin dünyası gerçek `'Retro'' olarak tasavvur edildi.  Derbi şapkaları, buhar makineli trenler ve eski Kaliforniya ruhu vardı. Biz bütün bunları biraz daha modern zamanlara, yakına taşıdık. Somut  işaretleri kaldırdık. Bilgisayarda, barda olan bir Fransızca işareti kaldırdık, Fin banknotlarını kullandık ki daha soyut görünsünler istedik, ve hatta kilisedeki haç işaretini kaldırıp belirgin bir dini işaret etmeyelim istedik ancak son dakikada geri koyduk. Mimari, işaretler, araba plakaları ve belirli araba modelleri hepsi çok önemliydi, hatta camlara, cam çerçevelerine kadar önemliydi. Sahne aksesuarları Alman Bit Pazarlarından alınmıştı. Ancak sinemada bütünüyle bir evrensel dünya yaratmak kolay değil. Materyal Kültür kendisiyle birlikte zamanın ve yerin damgasını da taşıyor.
Mikhail Krichman, Dönüş'ü olduğu gibi yeni filminizi de görüntüledi .Bize silah arkadaşınız hakkında ne anlatabilirsiniz?
Evet, kendisi benim silah arkadaşımdır ve olağanüstü bir insan. Üç yıl önce söylediğim gibi bunu yine söyleyeceğim: Görünmeyeni gören eşsiz gözlere sahip.
Oyuncu Kadronuz nasıl bir araya geldi?
Dönüş'ten sonra Konstantin Lavronenko'dan kaçmak istedim çünkü aynı sulara girmek istemedim. Sonunda onun değerinde birisini bulamadım. Başlangıçta Alex'i daha genç hayal etmiştim fakat sonra anladım ki 40'ının biraz üstünde biri olmalı, hayatının yarı yolunda birisi- böylece hayatının çöküşü daha ciddiye alınabilirdi. Dahası Konstantin ve ben film oyunculuğunun doğası hakkında tamamen aynı düşünmekteyiz. Alexander Baluev ile tanışmam gözlerimin açılmasına neden oldu. Kendisi Rusya'da çok ünlü fakat hiç bir yorgunluk belirtisi göstermeksizin çalıştı. Durmaksızın 19 - 20 çekim yaptı, bu belki onun için bile olağandışıydı. Mark rolü için meşhur ya da isimsiz bir sürü aktörle deneme yaptık fakat sonunda Baluev rakipsiz kaldı.
Vera imajı filmde ön plana çıkıyor. Bu rol grupta tek Rus olmayan ve Bergman ile çalışmış İskandinav ekolünden gelen Maria Bonnevie tarafından oynandı. Nasıl ve niçin onu seçtiniz?
Onu bir Norveç filmi olan `' Ben Dina'yım'' da gördüm. Onun fantastik enerjisi beni çok etkiledi ve anladım ki bu yeni çağın kadın film artisti odur. Stockholm'deki Golden Beetle Ödül seremonisinde tanıştırılana kadar Norveçli olduğunu bile bilmiyordum ve fotoğrafını Stockholm Kraliyet Drama Tiyatrosunun önde gelen aktörlerinin portreleri arasında gördüm. Bu rol için bir çok Rus aktris denendi fakat Maria çok zor sahneleri yabancı dilde oynamasına rağmen başardı. Artan ve akıcı güzelliğini korurken sanki Dostoyevski'nin `Yufka Yürekli Biri'ni temsil ediyordu ki bu da benim sanat anlayışımın kalıplarına uyuyordu. Bir oyuncu bazen her ne pahasına olursa olsun sürprizler yaratmaya ya da anlamlı olmaya çalışırken karakteri harcar. Oyuncu karakteri yaşama tarafına konsantre olmalı, birilerinin onu seyrettiğine değil.
Filmin sonu konusunda tartışmalar duydum. Kimisi o kısmın çıkarılması gerektiğini düşündü. Diğer insanların filmi algılamalarına nasıl tepki veriyorsunuz?
Sanırım herkes film hakkında kendi yorumlarını yapacaktır ve bu onların doğal hakkıdır. `'Dönüş''teki yorumları hatırlıyorum. Bir Rus erkeği 12 yıldan sonra evine döner ve şarap içer, votka değil! İnanmıyorum!  Bu gayet düz ve basit bir yorumdur. Votka her günün gerçeğidir. Şarap ise başka bir gerçekliktir. Mitolojiktir. Aynı şey bu film için de geçerlidir. Filmdeki sonda Tarladaki Kadınların anlamı şöyle yorumlanacaktır: Rusya her şeye katlanacak ve her türlü zorlukla mücadele edecektir.!  Bu benim için gariptir çünkü benim filmimde Rusya yoktur, o ebedi geri dönüşün mitidir, doğal ve Hıristiyan yaşamın döngüsüdür. Başkalarının fikirlerine kulak verirsek piyasa araştırmalarının yönlendirdiği ön denek gruplar gibi oluruz. Filme karşı gerçekçi olmanız gerekmektedir başka birisinin fikirlerine değil. Hayatta olduğu gibi, akıllı bir adamı dinleyemezsiniz bile, doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmalısınız. Filmi değiştirmem için içimde bir gereklilik hissetmem lazım.
Ne tür teknik problemleri halletmeniz gerekti yeni projede?
`'Dönüş''te dublör çekimleri en zor problemlerdi. `'Sürgün'deki en zor çekim bir akarsu üzerinde, bir evin gölet üzerindeki yansımasını gördüğümüz panoramik bir çekimdi. Ve bir diğer zorluk ta arabanın içinde uyuyan Alex'in bilgisayarlı grafik yardımıyla yaptığımız dairesel çekimiydi. Bana göre bir filmde teknik efektler minimumda tutulmalı.
Filmin müzikal konsepti nasıl yaratıldı?
Kapanış bölümünde Arvo Pärt'ın “Kanon Pokajanen” adlı eseri Estonya Kilise Korosu Tallinn katedralinde seslendirdi ve Andrei Kritsky'nin teksti eski Sloven dilinde söylendi. Filmin ana müziği ise `'Dönüş''ün de müziğini düzenleyen ve `'Sürgün''ün ses direktörlüğünü yapan Andrei Dergachev'in müziklerinden seçildi. Ayrıca “Kirie Eleison" ve "Exsilium", Latince olarak söylendi. Böylece filmin içinde Latince ve sonlarda Eski Slovence şarkılar çok seslilik ve kültürlerin birbiriyle kaynaşması anlayışıyla Estonya Kilise Korosu tarafından seslendirildi.
Prodüksiyon bilgileri Barbar Film tarafından sağlanmış; editörlük işleminden sonra yayınlanmıştır. Teşekkür ederiz.

Aloha Sinema
Ana Sayfa  |  Bu Hafta Vizyonda  |  Gelecek Hafta  |  Gösterimdekiler  |  Pek Yakında  |  Fragmanlar  |  İzlenimlerin Derinliği
Box Office Listeleri  |  Türkiye Top 20  |  ABD Top 20  | İngiltere Top 20  | Almanya Top 20  | 2007 Top 60 Listesi  | 2008 Top 60 Listesi
Özel Dosyalar  |  Sinema Kitapları  |  Yönetmenlerimiz  |  Animasyon Filmleri  |  Haber Merkezi |  Film Şirketleri  |  Film Arşivi
İletişim - Bize Yazın  |   Editöre Mesaj
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2008
E-Mail Us