İzleyici Sayısı 333.406
Hasılat 2.245.113 YTL
|
Semum
|
||
Yönetmen Hasan Karacadağ
Oyuncular Ayça İnci, Burak Hakkı, Cem Kurtoğlu, Sefa Zengin, Bahtiyar Engin, Yıldırım Öcek, Levent Sülün, Nazlı Ceren Argon
Senaryo Hasan Karacadağ
Görüntü Yönetmeni Seyhan Bilir
Efekt Süpervizörü Cihat Parlak
Görsel Efektler Bdr Digital
Afiş Tasarımı K2- Japan
Ses Çağdaş Karagöz
Ses Tasarımı Bülent Taban
Makyöz Nilay Işık
Müzik Justin R. Durban
Yapımcı Şirketler JPlan & Medya Skala
Türkiye Dağıtımı Warner Bros.
Gösterim Tarihi 8 Şubat 2008
|
|||
Semum Yapım Bilgileri
|
|||
Cehennem pusuda...Yasak Kapının Ardında Cehenneme Ait Bir Sır Var!
Bu Öyle Bir Sır ki;
Cehennemin Zifiri Soğuk Köşelerinde, Yüzbinlerce Yıldır Saklı Tutulan,
Adı Anılmaz Varlıkların Karanlık Diyarlarda, Fısıldamaya Bile Cesaret Edemedikleri Bir Sır,
Ve O Sırrın Cehennemvari Dehşetine Maruz Kalan İzmir'li Canan Karaca'nın Gerçek Hikayesi…
D@bbe'den Sonra
Mütevazi bütçesine rağmen, geçen sezonun en tartışma yaratan, en çok izlenen ve Türk Sinemasının korku kültürünü yeniden canlandıran D@bbe filminin senarist ve yönetmeni Hasan Karacadağ, yepyeni bir korku filmi ile karşımızda…
Semum Nedir?
İslam inancına göre insanlar kuru bir çamurdan yaratıldı ve insanoğlu yaratılmadan önce dünya üzerinde yaşayan bir takım yaratıklar vardı. Bu yaratıklar cehennemdeki kızgın ateşin dumansız alevinden yaratılmış ve daha sonra korkunç bir zehirle birleştirilerek Semum halini almışlardır. Yaratıcı, insana kendi ruhundan üfleyip onları dünya üzerine gönderdikten sonra, başta Şeytan olmak üzere bazı Semum'lar insanları kıskanıp, onlara türlü kötülükler yapmaya başlamıştı. Hatta öyle ki bazı Semum'lar tüm hayatını insanlara saldırıp, onların beynine hükmederek ve dehşetli karabasanlarla ruhlarına işkenceler çektirerek geçirmişlerdir. Kainatın son nefesini alacağı kıyamet anına kadar, insanoğluna her türlü dehşeti yaşatmaya and içmiş şeytani Semum'lar ve onlara ait sırlar bu filmde gerçek bilgiler ve gerçek bir hikaye eşliğinde aydınlanıyor!
Kısacası Kuran-ı Kerimde geçen bir kelime olan Semum, insanın tüm gözeneklerine kadar girip onları zehirleyen çok tehlikeli bir yaratıktır. Her an herkese saldırabilecek, çok hızlı hareket eden, zehirleyici Semum'lar bazı durumlarda asla geri dönmez, içine girdiği insana cehennem gibi bir hayat yaşatırlar.
The Exorcist (Şeytan) Filmine Türkiye'den Cevap Var
Sinema tarihinin en önemli korku filmi sayılan `The Exorcist' veya bizdeki bilinen adıyla `Şeytan' filmi, Hıristiyan dünyasının en çok gurur duyduğu ve en çok sahiplendiği film olmuştur. Hatta vizyona girdiği dönem dünyanın gündemi haline gelmiştir. Fakat Şeytan filmi bazı önemli soruları yanıtsız bırakıyor belki de, şeytana ait sırların kilisenin karanlık mahzenlerinde gömülü olduğunu savunuyordu. İşte Hasan Karacadağ'ın yazıp yönettiği film Semum bu önemli filmin cevaplayamadığı soruları, Türk ve İslam dünyasının derin kültüründeki hazineleri kullanarak yanıtlıyor!
Filmin Konusu: Canan Karaca'ya Ne Oldu?İzmir'de kendi halinde biri olarak hayatına devam eden ve paranormal olayların hiçbir türlüsüyle ilgisi olmayan Canan Karaca'nın aniden yaşamaya başladığı korkunç saatler, sonradan kendisinin anlattıklarıyla bu filme konu oldu. Gördüklerini Cehennem günlüğü adıyla Hasan Karacadağ'a bir mektupla anlatan Canan Karaca'nın öyküsünden esinlenerek bu filmin senaryosunu yazan Hasan Karacadağ, Semum yaratığının görüntüsünün, gerçeğe yakın olması için tam üç ay sadece çizimlerle uğraştı. Ve ortaya dünya sinemalarında şaşkınlık yaratacak ürkünç bir varlık çıktı! Tamamen 3D olarak Türk efektçiler tarafından tasarlanan bu varlık Hollywood tasarımcılarına bile parmak ısırtacak kadar başarılı oldu!
Hikaye
27 yaşındaki Canan Karaca ve kocası Volkan Karaca yeni aldıkları büyük bir eve taşınırlar. Her şey çok iyi giderken bir gün sebebini bilmediğimiz bir şekilde Canan'a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye başlar. Kendisine adım adım görünen ve ona cehennem dakikaları yaşatan bu varlık, karabasanlarla başlayan işkencelerini, Canan'ın bedenini ele geçirerek devam ettirir. Şeytan'ın en sadık hizmetkarı Semum kendisine hedef olarak neden Canan'ı seçmiştir ve ona ne yapacaktır? Sıradan bir insan için cehennemin kapısı nasıl açılır? Semum filminde izlenecek müthiş bir görsellikle korkunun eşi benzeri görülmemiş bir türü aktarılacak.
İlk fragmanı şu anda sinemalarda gösterilen filmde Ayça İnci (Canan), Burak Hakkı (Volkan), Cem Kurtoğlu (Mikail Hoca), Sefa Zengin (Raci), Bahtiyar Engin (Macit), Yıldırım Öcek (Emlakçı), Levent Sülün (Ali), Nazlı Ceren Argon (Banu) ve Hakan Meriçliler (Prof. Dr. Oğuz) rol alıyor.
Afişler Japonya'dan, Müzikler Hollywood'dan ve 3D Efektler Türkiye'den
Hasan Karacadağ özellikle 3D efektlerin tamamen Türkler tarafından yapılmasını istedi. Çünkü Türk ve İslam kültürüne ait bir yaratık ancak bu toprakların havasını soluyan insanların duygularıyla yoğrulabilir ve ancak o zaman doğuya özgün bir yaratık tasarlanabilirdi. Bu bağlamda Bdr Digital firması, Hasan Karacadağ'ın senaryoda verdiği bilgiler eşliğinde yaklaşık 4 ay süren bir ön çalışmadan sonra Semum'u 3D olarak ve yepyeni yöntemler kullanarak tasarladı. Dolayısıyla Türkiye'nin ilk 3D yaratığı, tamamen Türk bir ekip tarafından gerçekleştirildi.
- Filmin müziklerini Hollywood'da yıldızı hızla yükselen ve en son Star Trek serisinin müziklerini yapan Justin R. Durban yaptı.
- Afişler Japon K2 grubu ve Bdr Digital işbirliğiyle gerçekleştirildi.
- Cehennem sahneleri ve yaratık hareketleri için dünyada ilk defa kullanılan 3D metotları başarıyla uygulandı.
- Semum yaratığı tasarlanırken hemen hemen tüm İslam literatürü hassas bir şekilde gözden geçirildi ve Canan Karaca'nın anlattıklarıyla örtüşecek şekilde üç boyutlu bir modelleme yapıldı.
- Semum'un konuştuğu Kıptice dili, gramerine kadar özenle çevrildi ve müthiş bir ses tonu bilgisayarda oluşturarak başka boyuttan geliyormuş gibi hissedilmesi sağlandı.
- Uçma ve final sahnesi için dev bir platoya kurulan, en son teknoloji mekanizmalar sayesinde çok başarılı greenbox çekimleri yapıldı.- Filmin ses efektleri için insan kulağının en az duyduğu ve bilinçaltına en çok ürperti veren sesler tespit edildi ve özel bir miksle kurgulandı.
Yönetmen'in Gözünden Semum
Doğru olma ihtimalleri yüksek olduğu halde, kanıtlanması imkansız olan matematiksel önermelerin bilimdeki karşılığı ne ise korku filmlerinin de, sinemadaki karşılığı odur.
Korku filmlerinde gerçeğin yerini hayal alır ama söz konusu inanç ve derin kültür birikimleri olunca bunu hayal kelimesiyle basite indirgemek bana göre hatadır. Ben peşinde koşup öğrenmeye gayret ettiğim sinemayı `Hayal' yerine `Düş' kelimesine daha yakın buluyorum. Kan akışımızın yavaşlayıp, kalp atışlarımızın dengesizleştiği ve genlerimizin yarı-ölüm moduna geçtiği uyku anlarında beynimize çöken zamansız ve boyutsuz düşlerimiz, bize aradığımız sırlar hakkında ipuçları verebilir diye düşünmekteyim.
Batı dünyasının karanlığın lordu dediği ve benim de tüm eserlerini severek okuduğum usta korku edebiyatçısı `H. P Lovecraft' elbette bir korku duayenidir ama ben şahsen bir Muhyiddin-i Arabi'nin kainatın gizemlerini, ruh ve kalp döngüsüne çökmüş karabasanlarla çözümlediği teorilerini daha çok seviyorum. Eğer yapmış olduğum bu film bizi, keşif kokulu sırlarla dolu düşler aleminin, sonsuz kaoslarla sarmalanan bilinmezlerine bir adım daha yaklaştırabilecek ve 2 saatlik bir film süresi içerisinde kainatta asla ama asla yalnız olmadığımızı hissettirebilecekse ne mutlu bana! En azından Semum'un böyle bir hedef ve gaye ile yapıldığının bilinmesi bile beni mutlu edecektir. İşte bu duygu yoğunluğu, birinci filmimden kazandığım tüm parayı, son kuruşuna kadar bir an bile tereddüt etmeden bu filme yatırdığımın esas sebebidir.
|
|||