Kalbini Dinle - August Rush
Afişi Büyütün
İzleyici Sayısı 14.241
Hasılat 115.109 YTL
Kalbini Dinle - August Rush
Yönetmen Kirsten Sheridan
Oyuncular Freddie Highmore, Keri Russell, Jonathan Rhys Meyers, Terrence Howard, Robin Williams, William Sadler, Jamia Simone Nash, Leon Thomas
Senaryo Nick Castle, James V. Hart
Yapımcılar Richard Barton Lewis, Robert Greenhut, Ralph Kamp, Louise Goodsill, Miky Lee, Lionel Wigram
Görüntü Yönetmeni John Mathieson
Prodüksiyon Tasarımı Michael Shaw
Kostüm Tasarımı Frank L. Fleming
Kurgu William Steinkamp
Özgün Müzik Mark Mancina
Yapımcı Stüdyolar Odyssey Entertainment, CJ Entertainment
Türkiye Dağıtımı Bir Film
Gösterim Tarihi 29 Şubat 2008
Film Arşivi
Kalbini Dinle - August Rush Yapım Bilgileri   Bu sayfayı Facebook'ta paylaşın
Kalbini Dinle'nin başrollerinde Jonathan Rhys Meyers ile Keri Russell oynuyorlar.
İnanılmaz bir yolculuk. Tek yapman gereken dinlemek...
12 yıl önce Washington Square Meydanı'na bakan ay ışığının aydınlattığı bir yerde genç çellist Lyla Novacek (Keri Russell) ve İrlandalı karizmatik şarkıcı Louis Connelly (Jonathan Rhys Meyers) birlikte bir sokak çalgıcısının “Moondance” şarkısını yorumlamasını dinlerler ve birbirlerine aşık olurlar. Müziğin dilini paylaşarak aralarındaki bağ daha da karşı konulmaz ve güçlü bir hal alır.. ama kısa sürecektir.
Hayatının en romantik gecesinin ardından Lyla Louis'e yeniden buluşma sözü vermiştir. Ama tüm karşı çıkmalarına rağmen babası (William Sadler) onu bir sonraki konserine gitmeye zorlar. Geride kalan Louis onun kendisini umursamadığını düşünmüştür. Üzgün bir haldeyken Louis artık müziğe devam etmeyi imkansız bulmuş ve bırakmıştır. Bu arada Lyla da kayıp aşkının tek umudu olan doğmamış çocuğunu bir araba kazası sonrası kaybettiğini sanmıştır. Yıllar geçmiştir ama ikisi de gerçeği bilmemektedir. Lyla'nın babası tarafından gizlice başkasına verilen bebek artık büyümüş ve sıra dışı bir şekilde yetenekli bir çocuk olmuştur. (Freddie Highmore) Çevresinde müziği hayatın ritmlerinde duyar. Rüzgarın sesini buğday tarlasından gelen seslerle birleştirerek güzel bir senfoniye dönüştürebilmektedir. Şartlar yüzünden yetim kalan çocuk anne babasının hayatta olduğuna ve onları istediği kadar onların da kendisini istediğine inanmaktadır.
Onları aramaya kararlı olan çocuğun yolu New York City'e düşmüştür. Orada tek başına sokaklarda gitar çalarak geçimini sağlamakta ve terkedilmiş Fillmore East Tiyatrosu'nda esrarengiz sihirbazın (Robin Williams) koruması altında kendisi gibi onlarca çocukla birlikte yaşamaktadır. O gece ilk kez bir gitar alır ve kendi sıra dışı tarzıyla inanılmaz bir performans sergiler. Bu eğitimsiz çocuğun bu kadar tutkulu çalışından etkilenen sihirbaz ona August Rush ismini verir ve ona müziğin ruhu canlandırıcı gücünü gösterir. Sihirbazın genç dahi için büyük planları vardır ama August için müziğinin daha önemli bir amacı vardır. Ailesini bulma umudundan hiç vazgeçmeyen Rush onların bir yerlerde kendisini beklediğini bilmektedir. Müziğini duyarlarsa onu bulacaklarına inanmaktadır.
August'tan habersiz olan ailesi çoktan yolculuklarına başlamışlardır. Oğlunun hayatta olduğunu öğrenen Lyla onun yerini bulmak için sosyal işçi Richard Jeffries (Terrence Howard)'in yardımını almakta, hala tek gerçek aşkının hatıralarının gölgesinde yaşayan Louis ise kendisini müziğe dönmüş olarak ilk tanıştıkları yere doğru giderken bulur. Hayatın getirdikleriyle birbirlerinden ayrı düşen ancak sevgi ve müzikle birbirlerine bağlı olan Lyla, Louis ve August kaybettikleri ve hayatlarını sonsuza dek tamamlayacakları şeyi.. birbirlerini aramaktadırlar.
Yapım Hakkında
“Müziğe bazı insanların peri masallarına inandığı gibi inanıyorum. Duyduklarım annem ve babamdan geliyor. Belki onlar da birbirlerini bu şekilde bulmuşlardır. Belki beni de öyle bulacaklardır…” - August Rush
“Bu dünyayı farklı bir şekilde duyan bir çocuğun hikayesidir.” Ödüllü yapımcı Richard Barton Lewis “August Rush”ın gelişim sürecinden yapımına kadar her şeyiyle ilgilendi. “Hayatın kendisini yerleştirdiği yere uymuyor. Tek isteği ailesiyle birlikte olmak ve insanlar onu ne kadar onların yaşamadığına ikna etmeye çalışsa da o inanmaktan asla vazgeçmiyor. Kimse onunla bu konuda konuşamıyor. Onları tam 11 sene bekliyor sonra artık onları kendi başına aramaya karar veriyor.” diyor yönetmen Kirsten Sheridan. “August'un müziğe olan yeteneği her ikisi de çok yetenekli müzisyenler bir çellist olan annesi Lyla ve bir besteci, şarkıcı ve gitarist olan babası Louis'ten geliyor. Onlar içimizde çok az kişinin duyabildiği müzikleri duyabilmektedir. Onları bir araya getiren de budur. Birbirlerinin aynı şekilde hissettiğini fark ettiklerinde aralarında hemen sihirli bir bağ oluşur ve o gece annesi August'a hamile kalır.”
Freddie Highmore, sıradışı dahi çocuk August Rush rolünde...
“August Rush üç kişi arasındaki bir sevgi hikayesidir.” diyor Sheridan. “Ama, birçok sevgi hikayesinde olduğu gibi işler yolunda gitmiyor. Lyla ve Louis kısa sürede ayrı düşerler ve yıllarca bir araya gelemezler. Birbirlerini kaybetmelerinden ayrı olarak her ikisi de müzik tutkularını da kaybetmişlerdir.” diye ekliyor Lewis. Sevenlerin ayrılığı var olduğundan habersiz oldukları çocuklarından da ayrı düşmeleriyle sonuçlanıyor. Bu onların yeniden aile olmak için aynı yolu kat etmelerini gerektiriyor.
“Hikayenin yapısını çok sevdim” diyor filmde Louis karakterini canlandıran Jonathan Rhys Meyers. “Hepsi aynı bulmacanın parçaları, üç kişi koşullar yüzünden ayrı düşüyor ve yaşama bağlanmak için yeniden bir araya gelmeleri gerekiyor.” Louis'in sevgilisi Lyla'yı canlandıran Keri Russell “İnsanların ait oldukları yerleri, evlerini, birlikte olmaları gereken insanları bulmaya çalıştıkları hikayeleri seviyorum. Bu hikayede sadece August'la ilgili olan kısmı değil, tüm karakterleriyle ilgili anlatılan şeylere inanıyorum.”
14. yaş günü filmin çekimlerinin ilk haftasına denk gelen Freddie Highmore film hakkındaki görüşlerini açıklıyor. “Öksüzken bile August hiç tanımadığı ailesiyle arasında bir bağ hissediyor. Çünkü onların da kendi çevresinde duyduğu müzikleri duyduğuna inanıyor. Sonra, gitar çalmayı öğrendiğinde o müzikleri icra etmeye başlıyor ve bunları ailesine çaldığına inanıyor. O çaldıkça dinleyici çevresi artmaktadır ama o tek bir şeye inanmaktadır. O iki kişiyi çağırmaktadır. Onlara bu yolla ulaşabileceğini düşünmektedir.”
Müzik August'un içgüdüsel olarak bildiği bir iletişim yolu ama bunu ona ilk olarak dile getiren Robin Williams'ın canlandırdığı Sihirbaz olarak bilinen gizemli bir adamdır. Sihirbaz August için bir danışman gibidir. Çocuğa “Müzik nedir biliyor musun?” diye sorar. “Tüm canlı varlıklar arasındaki armonik bir bağdır.”
“August Rush” bir peri masalı gibi ama gerçeklerin üzerine kurulmuş bir hikaye. Bu yapımcıların korumaya çalıştıkları bir denge. Sheridan “Her şey sihirli olsaydı bir parçasını göremeyecektiniz. Bu sanki bir rengin üstüne başka bir renk boyamak gibi bir şey olurdu. Biz gerçek dünyanın kontrastını istemiştik.” diyor.
“Sihirli hikayeler her zaman ilgimi çekmiştir. Baştan çıkartıcıdır çünkü inanmak isteriz.” diyor Hart ile Steven Spielberg'in “Hook” filminden sonra ilk kez birlikte çalışma fırsatı bulan senarist Nick Castle. “Ve müzik sanatların en gizemlisidir. Hepimizin içinde özel bir yeri vardır. Böylesi bir filmde kusursuz bir araçtır.” diyen Lewis sözlerini şöyle bitiriyor “Bu filmde hiç özel efekt yok. Sihir performanslarda, karakterlerde ve yolculukları boyunca keşfettikleri şeylerde saklı.”
“Sanki biri beni çağırıyor. Ama sadece içimizden bazıları bunu duyabilir.” - August Rush
“Sadece içimizden bazıları bunu duyabilir.” - Sihirbaz
“August Rush”ın rol dağıtımı hikayenin merkezindeki rol ile başlamış. “En önemlisi doğru August'u bulmaktı. Çocuk izleyiciyi etkilemezse hikayenin bir anlamı olmazdı. Ona inanmayacaktınız.” diyor Lewis Freddie Highmore'un “Finding Neverland” filminde Johnny Depp ile parktaki bankta çekilen sahnesinden bahsederken ihtiyacı olan August olduğunu söylüyor. Highmore'un annesi o dönemde oğlunun film trafiğine ara vermesini ister. “Ama ona hikayeyi anlattığımda, senaryoyu okumayı kabul etti ve Freddie ile senaryoyu okuduklarında çok beğendiler.”
“August karşılaştığı insanların içindeki doğruluğu ve insanlığı ortaya çıkarıyor. İnsanlar onun açık ve dürüst yüzüne baktıklarında kendilerini bir aynaya bakar gibi görüyorlar. Onlara unuttuklarını veya görmek istemediklerini gösteriyor. Ve Freddie bunları gerçekten çok kolaylıkla yapabiliyor.” diyor Sheridan. “Bu rol için çok güçlü bir içgüdüsü vardı. Örneğin August müzik icra etmediğinde oldukça sakinken eline bir enstrüman aldığında birden canlanıyor ve gülüşüyle ışık saçıyor.”
Keri Russell'ı genç çellist Lyla Novacek rolünde izliyoruz.
“August insanlarla iletişiminde pek normal bir çocuk değil” diyor Highmore. “İnsanlara gözlerini dikerek bakıyor. Kirsten ve ben onun asla sosyal gelenekleri öğrenmemiş olmasına karar verdik. Daha küçük bir çocuğun bakacağı şekilde bakıyor ve bakışlarında aynı sakinlik ve korkusuzluk vardı.”
New York City'nin Temposu
“New York City canlı bir varlıktır” diyor Robin Williams. “Başka yerlerde film çekip onu New York gibi göstermek mümkündür. Toronto New York'a benzeyebilir ama Columbus Meydanında, Central Park'ta, Washington Meydanında, Brooklyn'de veya Village'de veya Manhattan'da iseniz size tamamen farklı bir oyun olduğunu hissettirecektir. Bu böylesi bir film için çok önemliydi. Her şey ritim ve nabızla ilgiliydi.
“Washington Meydanı'nın sokak müzisyenleriyle çok farklı bir havası vardır” diye devam ediyor. “Çocuklarla tüm gün sette enstrüman çalıyorduk sonra yemek arası veriyorduk. Geri döndüğümüzde orada bir sürü dahi sokak çocuğu kendi enstrümanlarını çalıyor olurdu.”
Lewis ekliyor “Washington Meydanı ve Central Park çok güzel olabildiği gibi sizin havanıza ve şartlara bağlı olarak kolaylıkla karanlık ve kasvetli olabiliyor.”
“Robin elbette parkı dolduran tüm insanları eğlendiriyordu. Kendine özel gösterileri vardı” diyor Sheridan.
Yapım ekibi Bronx'ta eski ama hala çalışır durumda olan satılık bir salon bulmuş ve onu Fillmore East'in görüntüsüne değiştirmiştir. “Koltukları çıkarıp görüntüsünü eskittik.” diyor yılların heykeltıraşı ve ressamı olan Shaw.
Filmin heyecanı doruğa ulaştıran en büyük zorluklarından birisi de Nisan ayında çekilen Central Park'ta senfoni konseri sahnesiymiş. Sheridan “Bu çok büyük bir riskti ama Richard risk almayı çok iyi biliyor. Bunu yapması gerektiğini biliyordu ve bize New York şehrinde Nisan ayında yaşanabilecek en sıcak dört geceyi yaşattı.” diyor.
“Herkes bunu yapamazsınız. Boş verin demişti” diye itiraf ediyor yapımcı. “Ama işe yaramazdı. Central Park olmalıydı. Bu çocuk ulaşabildiği kadar çok insana ulaşmak istiyordu. Binaların sınırlarını aşarak havayı müzikle doldurarak ailesinin kendisini duymasını umut ediyordu. Onu içeriye kapatamazdık.”
Prodüksiyon bilgileri Bir Film tarafından sağlanmış; editörlük işleminden sonra yayınlanmıştır. Teşekkür ederiz.

Aloha Sinema
Ana Sayfa  |  Bu Hafta Vizyonda  |  Gelecek Hafta  |  Gösterimdekiler  |  Pek Yakında  |  Fragmanlar  |  İzlenimlerin Derinliği
Box Office Listeleri  |  Türkiye Top 20  |  ABD Top 20  | İngiltere Top 20  | Almanya Top 20  | 2007 Top 60 Listesi  | 2008 Top 60 Listesi
Özel Dosyalar  |  Sinema Kitapları  |  Yönetmenlerimiz  |  Animasyon Filmleri  |  Haber Merkezi |  Film Şirketleri  |  Film Arşivi
İletişim - Bize Yazın  |   Editöre Mesaj
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2008
E-Mail Us