Charlie İş Başında - Charlie Bartlett
Afişi Büyütün
İzleyici Sayısı 2.978
Hasılat 27.349 YTL
Charlie İş Başında - Charlie Bartlett
Yönetmen Jon Poll
Oyuncular Anton Yelchin, Robert Downey Jr, Hope Davis, Kat Dennings, Mark Rendall, Dylan Taylor, Megan Park
Senaryo Gustin Nash
Yapımcılar David Permut, Barron Kidd, Jay Roach, Sidney Kimmel
Görüntü Yönetmeni Paul Sarossy
Prodüksiyon Tasarımı Tamara Deverell
Kostüm Tasarımı Luis Sequeira
Kurgu Alan Baumgarten
Özgün Müzik Christophe Beck
Yapımcı Stüdyo Sydney Kimmel Ertertainment
Türkiye Dağıtımı Pinema Film
Gösterim Tarihi 29 Şubat 2008
Film Arşivi
Charlie İş Başında - Charlie Bartlett Yapım Bilgileri   Bu sayfayı Facebook'ta paylaşın
Sizin gibi insanlar yüzünden benim gibi insanlar depresyonda...
Amerikan filmlerindeki klasik lise asilerinin arasında, okul kaçakları, suçlular, muzipler ve üçkağıtçı sanatçılar hep vardır ama Charlie Bartlett'a benzeyen biri hiç olmamıştır. Bir iyimser, doğrucu Davut ve korkusuz bir düzenbaz, Charlie kendini kurnazca okulunun yeni yerleşik “psikiyatristi” konumuna getirip de, hem dürüst tavsiyeler, hem de güçlü reçeteler dağıtmaya başladığında, sınıf arkadaşlarını, okul müdürünü ve kendi hayatının potansiyelini neye dönüştüreceğine dair hiçbir fikri yoktu.
Prozak dönemi komedisi olan Charlie Bartlett'ın kışkırtıcı dayanak noktası bu. Filmde, varlıklı lise öğrencisinin banyo koltuğu psikiyatrisine dönüşen baskını modern dünyanın yalnızlığa, endişeye ve ikiyüzlülüğüne karşı yapılan komik, zeki ve duygusal tek kişilik bir mücadeleye dönüşüyor.
Gittiği her okuldan kovulan Charlie Bartlett'ı Alton Yelchin (“Alpha Dog”) canlandırıyor. Devlet okuluna gitmeye başlayınca, yumruk yemiş gibi olur. Ama Charlie etrafını saran çocukların gizlice umutsuz bir ihtiyaç halinde olduklarını keşfettiğinde, girişimci ruhu işi ele alır. Erkekler tuvaletine doktor tabelasını asan Charlie okul arkadaşlarının özel itiraflarını dinleyen, kendi psikiyatrist seanslarında kendisine verilen ilaçları arkadaşlarına vermek gibi akılsızca bir karar alan, gizli ve tabii ki reşit olmayan bir deli doktoruna dönüşür. Bu arada, evde, tatlı ama fazlasıyla ezilmiş annesi Marilyn'le (Hope Davis) kaçınılmaz bir ihtilafa girmemek için kendini uzak tutuyor.
Sonra, Charlie Bartlett en büyük hatasını yapıyor: sürekli peşinde olan, giderek inancını yitiren okul müdürünün (Robert Downey Jr.) güzel ve cesur kızına (Kat Dennings) aşık olur. Charlie Bartlett'ın dünyası ve acemi psikiyatristlik oyunu çözülünce, bir fark yaratmak için ilaç dağıtmaktan çok daha başka şeylerin olduğunu keşfetmeye başlar.
“Charlie Bartlett”, aralarında “Meet the Parents” ve “Austin Powers” serisinin de bulunduğu pekçok gişe başarısı olan filmde Jay Roach'la birlikte işbirliği yaparak dünya çapında bir film editörü olan Jon Poll'un ilk yönetmenlik ve yazar Gustin Nash'in de ilk senaristlik deneyimi. Filmin yapımcıları David Permut, Barron Kidd, Jay Roach ve Sidney Kimmel. Yürütücü yapımcılarıysa William Horberg, Jennifer Perini, Trish Hofman ve Bruce Toll. Steve Longi ve Gustin Nash ortak yapımcılar.
Charlie Bartlett ile Tanışalım
Yetişkinlerin dünyası için iğneleyici bir görüşü, gençliğin gücüne sarsılmaz inancı ve ebedi popülerliğini sağlama almak için korkunç bir planı olan saygısız bir delikanlı, Charlie Bartlett Hollywood'da çabucak ihtiraslı hayranları kendine çekti. Bu hayranlar arasında, yetenekli bir kurgucu olan arkadaşı Jon Poll'e senaryoyu gönderen komedi filmlerinin başarılı yönetmen ve yapımcılarından olan Jay Roach da vardı.
Poll'e göre Charlie BartlettT ilk okuyuşta aşkmış. “Geçen sene hoşuma giden senaryoyu bulmak için yüz tane senaryo okudum ve bunu beğendim. Kahkahalarla gülmemin yanısıra, eğlendiğimi, şaşırdığımı, duygusal olarak etkilendiğimi ve meydan okunulmuş hissettim. Mizahın yanısıra dokunaklılıklarla dolu gerçek sorunlar ve gerçek insanlar hakkında bir lise filmi vardı. Charlie Bartlett açık iyimserliliğiyle hemen her şeyin üstesinden gelebilen harika bir karakterdi ve bu çok çekiciydi” diye hatırlıyor.
Charlie karakteri o sıralar Burbank Alışveriş merkezindeki fotoğraf makineleri dükkanında çalışan, genç yetenek senarist Gustin Nash'in hayal dünyasında doğdu. Nash, filmlerde tasvir edilen basitleştirilmiş kurnaz çocuklarla her gün gördüğügençlerin olgunlaşmamış gerçekleri arasındaki geniş eşitsizliğin ilk kez orada, süper havalılardan dışlanmışlara kadar her tür genç grubun dolaştığı o alışveriş merkezinde farkına varmış. Bu düzeltmek istediği bir durummuş.
“İşte o zaman gençlerle ilgili oldukça otantik olacak, çok fazla cilası olmayan bir şeyler yazmaya karar verdim. Gençler aptal değiller ve bazı zamanlar yetişkenlere çok etkileri oluyor, o yüzden hikayenin her açıdan gerçek olması benim için çok önemliydi” diye anlatıyor Nash.
Böylece Nash, umut dolu bir çocuğun büyük baskı ve güven eksikliğiyle, büyük bir kendini kabul ettirme ve isyana karşı dayanılmaz bir isteğinolduğu karmaşık dünyayı nasıl algıladığını araştırmaya başlamış. Nash yazmaya başlayınca, Charlie Bartlett kışkırtıcı bir yola sapmaya başlamış -farmasötik psikiyatri sorununu ve güçlü psikotropik ilaçlarla gençlerin aşırı dozda ilaç alımı gerçeğini irdelemeye başlamış.
Öykü yapısıyla ihtilaflı bir alana girdiğini biliyormuş ama Amerika'daki pek çok çocuğun yaşadığı gerçek olan psikiyatrik ilaç kullanımı gerçeğinden kurtulmak gibi bir niyeti yokmuş. Ama aynı zamanda filmin özünde Charlie'nin insanlara ilaçtan başka yollarla da yardım edileceğini anlamasını konu alan karakter odaklı bir film olduğunu da belirtiyor. “Film ilaç taraftarı veya karşıtı bir film değil. Bu, popüler olmak için ilaç satmaya başlayan ama sonra sorunlarını aşmaları için ilaç yerine çocuklarla konuşmanın yeterli olduğunu gören bir çocuğun hikayesi. Şimdiye kadar iyi bir iş yaptığı Charlie'nin hiç aklına gelmemiş” diyor Nash.
Nash, genelde filmlerde görülenden tamamiyle farklı bir tutuma sahip bir genç kahramanı ortaya çıkarmaktan özellikle keyif almış. “Charlie'de hoşuma giden şey, bazı insanlar hengameleriyle kızgınlık ya da depresyonla başa çıkarlar ama Charlie sorunlarla iyimserlik yoluyla başa çıkıyor. İnsanlara ve fikirlere hep güveniyor, bu da onu oldukça sıradışı hale getiriyor” diye gözlemliyor yazar.
Film kara komedi bölgesine korkusuz bir şekilde dalarken, Nash bu filmin hem gençler hem de yetişkinler için umutla ilgili olduğunu söylüyor. “Eminim insanlar bu filmden çıkarken ilaçlardan bahsediyor olacaklar ve bu iyi bir şey. Ama bu filmde söylemek istediğim bir diğer şey de, hepimiz bunlara benzeyen durumları yaşıyoruz ve eğer siz de yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz” diye yorumluyor.
Senaryonun ilham veren coşkuyla keskin neşe karışımı olması yapımcı David Permut ve yapımcı Barron Kidd'in hemen ilgisini çekmiş. Nash haklarını Permut'un aldığı beğenilen roman Youth in Revolt'u uyarlama umuduyla senaryoyu çalışmasının bir örneği olarak Permut'a göndermiş. Permut Charlie Bartlett'ı okuduktan sonra ertesi gün Nash'i bürosuna çağırmış ve sadece Youth in Revolt'un uyarlama işini vermekle kalmayıp, aynı zamanda Charlie Bartlett'ı da yapacaklarını garanti etmiş. Permut “Senaryo kışkırtıcı, orijinal ve farklıydı. Yüzeyi altına inen bir komedi ve şu anda yaşadığımız dünyayla çok ilgili. Bir yapımcı olarak, dikkat çekici, karşı duran ve cesur hikayeler arıyorum. Gustin'in senaryosunda da bunları buldum. Ayrıca onun çocukların nasıl konuştuğu gerçeğini kapmakla ilgili gerçek bir yeteneği var” diyor.
Jay Roach da yapımcı olarak ekibe katılmış ve Charlie Bartlett'la Jon Poll arasındaki benzerlikten çok etkilenmiş. “Jon'la kurgu odasında birlikte yıllar geçirdikten sonra, onun katıksız bir hikaye anlatıcı ve tonlama ustası olduğunu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim” diyor Roach. Permut ve Kidd, Poll'un yapıma katacaklarından aynı derecede heyecan duymuşlar. Kidd “Gustin'in hikayesinin karanlık alt tonları var ve Jon senaryoya pek çok ışık, mizah ve hayat kattı” diyor.
Ama yapımcılar filmi hayata geçirmeyi denemeye başladıklarında, direnişle karşılaşmışlar. Ortak cevap “Çok tehlikeli” olmuş. En sonunda, taze ve çok çeşitli bağımsız projeyi beyazperdeye taşıyan bir firma olan Sidney Kimmel Entertainment'ta hayat bulmuş proje. “SKE günümüz çocukları, çocukları tanıyan veya bir zamanlar çocuk olanlar için birçok anlamı olan bir hikaye karşı aynı istekli görüşe sahipti. Bu konuda onları çok takdir ettim çünkü çok cesurdular ve sıradışı bir senaryoyla, ilk filmini yönetecek biri için büyük bir riske girdiler” diyor Poll.
SKE'de yapımın başkanı olan William Horberg şirketin projeye olan desteği için şunları söylüyor: “Charlie Bartlett ergenlikle yetişkinlik arasındaki o garip dönemde hepimizi temsil ediyor. Gustin'in senaryosunun yaratıcılığı ve Jon'un vizyonu arasında, lise günlerine duyulan özlem ve ihtirasa saygı niteliğinde çok mizahi ve dokunaklı bir potansiyle gördük.”
Charlie Bartlett Olmak
Charlie Bartlett'ı ileri vitese taktıktan sonra, film yapımcıları en can alıcı göreve başlamışlar: Charlie'yi bulmak. Bu kolay olmamış çünkü Charlie'nin kalıplaşmış tipik okul asisi veya ineği standartlarıyla hiçbir ilgisi yokmuş. Neşeli bir idealizmle ustalık isteyen bir hilekârlığın seçkin karışımı olması gerekiyormuş.
Jon Poll çıkış yapmakta olan bir oyuncu için etraftan gelen tavsiyeleri değerlendirmeye başlamış. Bu tavsiyeler onu David Duchowny'nin “House of D”sinde iki Rus buzpatencisinin oğlunu, “Huff” dizisinde Hank Azaria'nın oğlunu ve Nick Cassavetes'in “Alpha Dog”unda kaçırılan kurbanı oynayan Anton Yelchin'e yönlendirmiş.
Pekçok umut vaadeden oyuncunun seçmeleri yapıldıysa da, Yelchin Poll'le yaptığı ilk toplantıda işi bağlamış. “Aklımı başımdan aldı. Charlie Bartlett bu işte diye hissettim. İnanılmaz derecede karşısındakinin duygularını anlayabilen ve son derece komik biriydi. Onu bu role çeken şeyin Charlie'nin dürüstlüğü ve iyimserliği olduğunu söylemesiyle, bu rol için kusursuz olduğunun farkına vardım. Eğer biri bu rolü oynamak için yaratıldıysa, bence o kişi Anton'dur” diye belirtiyor Poll.
Poll ve Yelchin, filmin başlamasıyla birlikte hemen Charlie'nin kim olduğu ve reçete yazan Sigmund Freud'ün okul versiyonu olmasıyla birlikte neler yaşadığına dair koyu sohbetler yapmaya başlamışlar. Kendi “Ritalin mutluluğu ve coşkusunu” hissetme anını yaşadıktan sonra, Charlie biraz mutluluk dağıtmak istiyor ve bu da hiç beklenmeyen sonuçlar doğuruyor. Poll “Tıpk Charlie gibi, Anton da çok zeki biri. Kendini milyonlarca fikirle donatmış bir şekilde geldi” diye açıklıyor.
Yelchin'in fikirlerinden biri, Charlie'nin güven ve iyimserliğinin, Charlie'den çok kendisinin bir anneye ihtiyacı varmış gibi görünen çok ezilmiş bir anneyle ve babasız büyümesinden kaynakladığıymış. “Charlie'yi bu kadar komik bir şekilde hareket eden insan olmaya iten şeyin ne olduğunu göstermeyi çok istiyordum. Kendi kendine anne babalık yapan ve kendi hüznüne mizahla karşılık veren biri olduğunu göstermek istedim” diyor Yelchin.
Yelchin'e göre, zorlayıcılık filmin komedisini ve derinliğini sürekli olarak dengede tutmakmış. “Rolde komediden drama kadar her şey var ve deneysel oyunculuğa çok açıktı o yüzden çok eğlendim. Bu kadar çok fikri ortaya atabilmek çok heyecan vericiydi çünkü ben bunu seviyorum” diyor.
Charlie'nin psikiyatrik ilaç satıcısı olarak tartışmaya açık işi içinse Yelchin “Açıkçası, bu, insanların uğraşmak zorunda kaldığı o konulardan biri ve bence bu hikaye bunu konuşmaya başlamanın harika bir yolu” diyor.
Jon Poll'ün Yelchin'e en büyük tavsiyesi risk almaya devam etmesi olmuş. “Anton çok güçlü bir yerden başladı ve içgüdüleri çok doğru, bunda benim pek katkım olmadı. Anton'ın başından itibaren kavramadığı tek bir sahne bile olmadı. Filme büyük bir hareketli fiziksel komedi kattı ve zeki anları tamamiyle kavradı” diye açıklıyor.
Anton Poll'ün yaklaşımını çok takdir ediyor: “Jon bana Charlie'yi keşfetme ve karakterle farklı şeyleri deneme özgürlüğünü vermekte o kadar cömert davrandı ki, sanırım bu süreçte kendimle ilgili pek çok şey öğrendim.”
Charlie Bartlett'a Ebeveynlik Yapmak
Anton Yelchin için Charlie Bartlett'da rol almanın büyük zevklerinden biri Oscar'a aday olmuş ve Altın Küre kazanmış Robert Downey Jr. ve Altın Küre'ye aday olmuş Hope Davis gibi oyuncularla başrolü paylaşmak olmuş.
Yelsin, Charlie Bartlett'ın hem sosyal hem de kızına aşık olduğu için aşk hayatında düşmanı olan Müdür Gardner rolünü oynayan Downey Jr.'la ortak çalışmaktan çok büyük heyecan duymuş. “Robert'ı izlemek inanılmaz bir şey. Kendini o kadar akıcı bir şekilde ifade ediyor ki. Ondan çok şey öğrendim” diyor Yelchin.
Jon Poll Müdür Gardner'ı hep, bir zamanlar Charlie Bartlett gibi olan ama dünyayı bıktıran bir olumsuzculuğa itilmiş biri olarak görmüş. “Bence Gardner Charlie'de kendisini görebiliyor ve buna cevap veriyor, ama aynı zamanda bir müdür ve baba olarak farklı bir şekilde tepki gösteriyor” diyor yönetmen.
Poll başından itibaren Robert Downey Jr.'ın rol için en uygun oyuncu olduğunu düşünmüş ve bu fikrinde de hayalkırıklığına uğramamış. “Robert oyuncular ve benim için çalışılabilecek en doğru kişiydi. İnanılmaz derecede ayakları yere basan, komik, zeki ve gerçek fikirleri olan bir insan. Ve elbette rolüne birçok gerçek hayat ögesi katıyor. Karakterini pek çok sorunu var ama Robert'ın gelip bunu yaptığını görmek çok canlandırıcı bir durum.”
Downey Jr. senaryoya bayılmış ama genç bir asi yerine bir baba ve otorite figürünü canlandırmasında bir hiciv gördüğünü de itiraf ediyor. “20 yıl önce nasıl Charlie Bartlett olurdum diye konuştuk” diye gülüyor aktör, “Ama Charlie'yle Gardner arasındaki ilişkiyi bu kadar ilginç yapan şey de bu, birbirlerinde kendilerini görüyorlar. Bilirsiniz, her çılgın adam içten içe eski kafalı ve her eski kafalı adam da içten içe çılgın bir adamdır.”
Bu teşhisi gözardı ederek, Charlie ve Gardner kendilerini epik bir öğrenci-müdür savaşının içinde buluyorlar. “Bence Gardner kızının sevgisi için Charlie'ye yarıştığını hissediyor. Ama Charlie Gardner'ın uğraşmaya alışkın olduğu tipik bir zor delikanlı değil, o çok daha zeki ve cephaneliğinde bir sürü silahı olan biri. Ama sonunda, Gardner çok gerçek bir yetişin kriziyle yüzyüze bırakarak Charlie'yi düzene sokuyor. Çok komik ve dokunaklı bir doruk noktasına geliyor.”
Yapımcı David Permut birlikte oynadıkları sahneler için “Robert'ın öfkeden deliye dönmesini ve Anton'un bununla nasıl başa çıkacağını bilememesini izlemeye bayıldım. İnanılmaz duygusal anlar ortaya çıktı” diyor. Bu duygusal simya senarist Gustin Nash'i de etkilemiş, “Anton, Robert ve Kat arasında geçen provayı seyrettiğimi hatırlıyorum. Ve böylesine inanılmaz kimyayı görmek beni çok etkiledi” diye belirtiyor.
Charlie Bartlett'in hayatındaki diğer asıl yetişkinle de aynı derecede karmaşık bir ilişkisi var: erken gelişmiş oğluyla iletişim kurabilme umuduyla nasıl daha iyi bir ebeveyn olunur kitapları okuyan son derece zengin ama tamamiyle ezik anne Marilyn. Jon Poll hep Hope Davis'in bu rol için çok uygun olduğunu düşünmüş ve Davis rolü kabul ettiğinde çok heyecanlanmış.
“Bu çok ustalık isteyen, önemli bir karakter ve Hope bunu kusursuz canlandırıyor. O birkaç replikle bir karaktere hem mizahla hem de dokunaklılıkla can katan biri. Anton'la Hope'un arasındaki yakınlığın hemen kurulması (daha önce “Hearts in Atlantis”te ana-oğulu canlandırmışlardı) o küçük şanslı lütuflardan biri oldu” diyor Poll.
Gerçek hayatta da çocukları olan Davis filmin zorlayıcı ana konusu tarafından hemen olaya adapte olmuş. “Senarist Gustin'e `keşke ben 15 yaşındayken böyle bir film seyretseydim' dedim çünkü o kadar güçlü ve kendiniz olmakla ve kim olduğunuzu kabul etmekle ilgili bir film ki” diyor Davis.
Davis Marilyn için “sizin en çok sevdiğiniz anne” değil diye belirtiyor ve devam ediyor: “Bir malikanede yaşıyor ve haplarının, içkilerinin ve müziğinin tadını çıkarıyor ama bence aynı zamanda çok sevgi dolu bir insan. Sadece bir şeyin nasıl yapıldığını ya da gerçek dünyada nasıl yardımcı olunabileceğini bilmiyor.”
Film yapımcıları Davis'in Marilyn'i trajik olduğu kadar komik ve Charlie tarafından sevildiği kadar nasıl şaşkına çevrildiğini yansıtan her ana hayranlık duymuşlar. Baron Kidd “Hope'un harika olacağını biliyorduk. Çok basit ve garip olabilecek bir karakteri alıp onu son derece zengin bir portreye çevirdi” diye anlatıyor.
Charlie Bartlett'a Danışmanlık Yapmak
Charlie Bartlett'ın yeni okulunda etrafını tipik bir gençlik takımı sarıyor. Charlie bu topluluğun her modern ergeninin sorunlarından muzdarip olduğunu keşfediyor: ebeveynlerden, baskılara, popülerlikten, haplara, sekse, üniversiteye ve kendine güvene kadar uzanan sorunlar.
Tuvalet psikisyatristliği işini geliştirdikçe Charlie herkesin ilginç ve anlatmaya değecek bir hikayesi olduğunu görüyor. Ama aralarında bir sınıf arkadaşı var ki, Charlie onu sonsuza kadar dinleyebilir. O da, güzel, şen şakrak ama aynı zamanda ne yazık ki okul müdürünün değerli kızı olan Susan Gardner. Film yapımcıları Susan'ı oynayacak genç bir yüz arayışına girmişler. Rol için 80'den fazla genç kızı seçmelerde izledikten sonra, yürütücü yapımcılığını Jon Poll'ün yaptığı ve başrollerini Steve Carrell'la Catherine Keener'ın paylaştığı “The 40 Year-Old Virgin” filminde de rol alan genç yıldız Kat Dennings'de karar kılmışlar.
Poll “Kat'in komik, korkusuz ve tıpkı Susan karakteri gibi güçlü olduğunu biliyordum. Sonra seçmelerde beni şaşkına çevirdi. Hepimiz onun çok güçlü olduğunda mutabık kaldık. Susan Gardner'ın komedi filmlerindeki tipik güzel kız olmasını istemiyordum, o güzel ama aynı zamanda çok zeki ve güvenilebilir biri. Güçlü birkaraktere sahip bir genç kız karakteri yarattığımız için çok gurur duyuyorum” diye anlatıyor.
Dennings “Film daha önce okuduğum gençlerin etrafında dönen diğer senaryolara benzemiyordu. Gençleri ayırtan bir stereotip, bir klişe değildi. Ve yazarın Susan'ı Charlie'ye denk bir şekilde yazmış olması çok hoşuma gitti. Ortalıkta oturup şirin görünen aptal bir kız değil o. Gerçekten akıllı bir kız” diye açıklıyor.
Susan'ın zekası Charlie'nin kalbini çalar ve böylece her ikisinin de, kızına ilgi duyduğunuanlamadan çok önce Charlie'den şüphelenen Müdür Gardner'ın gazabına uğramasına neden olur. Dennings bu rolü Robert Downey Jr.'ın oynamasını çok eğlenceli bulmuş. “Robert'ın babamı canlandırması inanılmazdı. O çok zeki ve sıkı biri, meğerse ortak pek çok komik ve karanlık noktamız varmış. Ve birbirimizle konuşmaktan çok zevk alıyoruz” diye anlatıyor Dennings.
Dennings şöyle devam ediyor: “Bence Müdür Gardner oldukça iyi bir baba ve Susan'la çok iyi bir ilişkileri var ama sonra delirmeye başlıyor. Susan babasını çok seviyor ama ona ne kadar saygı duyduğundan pek emin değil. Charlie'yle Susan'ın hayatalarındaki yetişkinlere çok ihtiyaç duymalarına rağmen, onlardan daha yetişkin davranmaları bana çok ilginç gelmişti.”
Susan'ın Charlie'ye neden aşık olduğuna gelince Dennings şöyle diyor: “Charlie'nin kusurlarının olduğu kesin ama sonuçta çok iyi kalpli bir insan. Kendine karşı bu kadar doğru ve dürüst olan bir insanı bulmak çok enderdir. Bence pek çok insan ona aşık olacak.”
Oyuncular arasında ödüllü “Walk the Line” filminde genç Elvis Presley'i canlandırarak iyi bir başlangıç yapan müzisyen/aktör Tyler Hilton da var. Filmde, sonunda Charlie'nin olasılık dışı iş ortağına dönüşen kötü huylu okul zorbasını canlandırıyor. Film yapımcıları Murphy rolü için havalı, tehditkar ama aynı zamanda inek ötesi olan Charlie Bartlett'la ortada bir yerde buluşabilecek inandırıcılıkta bir oyuncuya ihtiyaçları olduğunu biliyorlarmış. Hilton'un seçmeler sırasında bu rolü oynayacağına ikna olmuşlar. “Saçlarını Mohawk tarzı tıraş etmiş bir şekilde içeri girdi ve rolü kaptı” diye anlatıyor Poll ve devam ediyor “Gerçekten kötü olmak pek çok aktörün harcı değildir. Ama Tyler sonuna kadar gitmekten korkmadı. Tyler en tatlı oyunculardan biri ama karaktere tek bir damla bile tatlılık katmadı.”
Hilton senaryoya vurulmuş. “Garip karakterleri ve tamamiyle değişik bir farklılığı olan harika bir film diye düşündüm” diyor. Ama başlangıçta, kimsenin kendisini utanmaz kötü çocuk rolüne uygun görmeyeceğinden korkmuş. Hilton “Harika bir karakteri olan harika bir senaryoydu ama rolü asla alamam diye düşünüyordum” diye de itiraf ediyor ve ekliyor “Ama son anda, şanslarını denemeye karar verdiler.”
Murphy'nin sonunda Charlie Bartlett'ı tanıma fırsatı bulmasını Hilton şöyle açıklıyor “Bence bütün çocuklar şöyle düşünüyordur: `Bu çocuğa inanamıyorum, hepimizden daha çılgın biri.' Ve bunun sonucunda bir saygı ortaya çıkıyor. Murphy Charlie'ye kötü davranıyor ama onunla arkadaş olma isteğiyle hep geri geliyor.”
Hilton ayrıca Murphy'nin Charlie'nin kendi hayatında olması gerektiğine de inanıyor. “Bence Murphy çok yalnız biri ve kızgın olmaktan başka yapabileceği bir şey olmadığı için kendini çok baskı altında hissediyor. Ama Charlie ona başka hiçkimsenin söyleyemeyeceği şeyler söylüyor. Charlie o kadar ısrarcı ve cesur ki, onunla arkadaş olmamak neredeyse imkansız. Ve Murphy'nin de gerçek bir arkadaşa ihtiyacı var” diye açıklıyor.
Diğer öğrencileri canlandıranlar Kanadalı genç oyuncular arasında, yürek parçalayıcı performansıyla popüler olmayan Kip Cronwell'i canlandıran Mark Rendall, hüznünü gizleyen amigo kızların başkanı Whitney Drummond'ı canlandıran Megan Park, Len rolünde Dylan Taylor, Jordan Malen rolünde Jonathan Malen ve Dustin rolünde Jake Epstein bulunuyor.
Bu kadar heyecan verici ve yetenekli genç oyuncuyla çalışma sonucunda, Poll onlara senaryodaki gibi büyük bir saygı gösteriyor. Karakterlerini gerçeğe dönüştürmeleri için onları istedikleri kadar özgür bırakıyor. Metodunun kanıtı da sonuçta ortaya çıkıyor. “Oyuncular filme tahmininden çok daha fazla şey kattılar” diye özetliyor Poll.
Charlie Bartlett'ın Dünyası: Filmin Tasarlanması
Charlie Bartlett'da bu kadar güçlü karakterlerin olması nedeniyle yönetmen Jon Poll Charlie'nin okuldaki ve evdeki dünyasını canlı bir hayata dönüştürebilmek için aynı derecede güçlü, çağdaş bir görsel stil katması gerektiğini biliyormuş. İşe, gerçekçi ama dinamik bir 21.yüzyıl gençlik hayatını görüşünü yansıtan storyboardlarla başlamış. Sonra görüntü yönetmeni Paul Sarossy, yapım tasarımcısı Tamara Deverell ve kostüm tasarımcısı Luis Sequeira'ya yakın bir şekilde çalışmaya başlayarak fikirlerini beyazperdede gerçeğe dönüştürmüş.
Poll, “The Wicker Man” ve Atom Egoyan'ın “The Sweet Hereafter” gibi filmlerinde yaptığı çalışmalarla ödüller kazanan Sarosy'de karar kılmadan önce 80'den fazla görüntü yönetmenini gözden geçirmiş. Poll Sarosy için “Aklımdakinden çok daha gerçek ve ilginç görüntüler ortaya çıkardı” diyor. Sarossy, Poll'ün storyboard'una sadık kalarak, Charlie'nin farklı çevrelerinin her biri için eşsiz bakışlar geliştirdi. Charlie ne zaman annesinin malikanesinde olsa, kameranın resmi ve temiz açılarla kamera statik kalıyordu. Ama Charlie'nin okuldaki görüntülerini kumlu, el kamerasıyla çok daha hareketli bir his uyandıran ve daha yalın ışık kullanılan bir hale çeviriyordu.
Poll şöyle yorumluyor: “Paul çok güçlü bir yer ve stil hissiyle olağanüstü bir görsel film yaratabiliyordu. Onunla çalışmak bir zevkti ve film çok daha güzel görünüyor.”
Bu arada, kısa süre önce aile filmi “Firehouse Dog”u tasarlayan yapım tasarımcısı Tamara Deverell da, Charlie'nin lüks ve resmi evinden yapım için inşa edilen -ve sonra da yıkılan- acayip Öğrenci Salonu'na kadar geniş bir mahal yelpazesiyle uğraşmaya başlamış. “Tamara'nın sadece birkaç gün önce inşa etse bile, sanki her zaman orada varmış gibi görünen setler yaratma kabiliyeti vardı ve bu hep inanılmaz derecede gerçek gibi duruyordu” diyor Poll.
Kısa süre önce beğeni toplayan film “Breach”in kostümlerini tasarlayan kostüm tasarımcısı Luis Sequeira, modern bir lisede bulunan herbir takım, çete ve ekibe uygun giysiler tasarlayarak görevini eksiksiz yerine getirmiş. “Luis herkesi o kadar gerçek hayat tarzında gösterdi ki, bu da tüm atmosferi bütünleştirdi” diye anlatıyor Poll.
Whitney Drummond'ı canlandıran aktris Megan Park filmin tasarımı için şunları ekliyor: “Her şey kendi lise hayatımdan fırlamış gibiydi.”
Yapımcılar Jon Poll'ün oyuncusundan, ekibine kadar herkese ilham verdiğini övgüyle anlatıyor. Yapımcı David Permut Poll'ün engin kurgu geçmişinin ona sette resmin bütününe bakabilme gibi büyük bir avantaj sağladığına inanıyor. Permut “Dünya çapında bir kurgucu olmasından dolayı, Jon'un zihni sürekli değişiyor ve hep seçenekler ve farklı yollar şeklinde düşünüyor. Filmin her açısından, CHARLIE BARTLETT'ın ruhunu ve rengini yakaladı” diye belirtiyor.
Poll'e göre, filmin ruhu çoğunlukla, aynı anda hem komik hem ciddi, hem sevimli hem kışkırtıcı, hem eğlenceli hem de manidar olarak engelleri aşan Charlie'nin kendisinden esinleniyor. “Umarım seyirci Charlie'nin aptallığına gülüp sonra da duygusal olarak ne kadar etkilendiklerine şaşırırlar” diye özetliyor Poll.
Prodüksiyon bilgileri Pinema Film tarafından sağlanmış; editörlük işleminden sonra yayınlanmıştır. Teşekkür ederiz.

Aloha Sinema
Ana Sayfa  |  Bu Hafta Vizyonda  |  Gelecek Hafta  |  Gösterimdekiler  |  Pek Yakında  |  Fragmanlar  |  İzlenimlerin Derinliği
Box Office Listeleri  |  Türkiye Top 20  |  ABD Top 20  | İngiltere Top 20  | Almanya Top 20  | 2007 Top 60 Listesi  | 2008 Top 60 Listesi
Özel Dosyalar  |  Sinema Kitapları  |  Yönetmenlerimiz  |  Animasyon Filmleri  |  Haber Merkezi |  Film Şirketleri  |  Film Arşivi
İletişim - Bize Yazın  |   Editöre Mesaj
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2008
E-Mail Us