İzleyici Sayısı 17.424
Hasılat 173.256 YTL
|
Gün Batımı - Evening
|
|||||
Yönetmen Lajos Koltai
Oyuncular Claire Danes, Toni Collette, Vanessa Redgrave, Patrick Wilson, Hugh Dancy, Natasha Richardson, Glenn Close
Senaryo Susan Minot, Michael Cunningham
Yapımcılar Susan Minot, Michael Cunningham, Michael Hogan
Görüntü Yönetmeni Gyula Pados
Prodüksiyon Tasarımı Caroline Hanania
Kostüm Tasarımı Ann Roth
Kurgu Allyson C. Johnson
Özgün Müzik Jan A.P. Kaczmarek
Yapımcı Stüdyo Hart-Sharp Entertainment
Türkiye Dağıtımı Bir Film
Gösterim Tarihi 12 Ekim 2007
|
||||||
Gün Batımı - Evening Yapım Bilgileri
|
||||||
En önemli sırrı en önemli armağanı oldu.
Gün Batımı - Evening filmi yıldızlarla dolu bir kadroyu bir araya getiriyor. Susan Minot tarafından yazılmış bir romandan Ms. Minot and Pulitzer Ödülü sahibi yazar Michael Cunningham (The Hours)'ın beyazperdeye uyarladığı bir film. Filmin yönetmenliğini daha önce sinematografçı olarak Akademi Ödülüne aday gösterilmiş Lajos Koltai (Fateless) yapıyor.
Evening anne ile kızını bağlayan zamansız bir sevgiyi gözler önüne seren çok duygusal bir film. Bir annenin yaşam prizmasından onun iyimserlikle yükselip daha sonra bir dönüm noktasından tekrar alçarak sonuna gelmesini gösteriyor. Gerçek hayattan iki anne kız filmde buluşuyor. Vanessa Redgrave-Natasha Richardson ve Meryl Streep-Mamie Gummer. Bir anne ile kızının ve annenin en yakın arkadaşının hayatın farklı kısımlarındaki portresini çiziyorlar.
Hatıraların gücüne yenik düşen Ann Lord (Ms Rdgrave) kızları evli ve çocuk sahibi Constance (Ms Richardson) ile bekar biri olan Nina (Toni Collette)'e uzun zamandır sakladığı bir sırrını anlatır. Ann kimseyi sevmediği kadar bir adamı sevdiğinden bahsettiğinde ikisi de yatağın baş ucundadır.
Ama kimdir bu “Haris”, kızlar annelerinin bu adamla ne yaşadığını merak etmişlerdir. Constance ve Nina Ann'in ve kendi yaşamlarının sırlarını anlamaya çalışırken anneleri de zihninde elli sene önceki bir yaz hafta sonuna Ann Grant (Claire Danes) olduğu zamanlara döner.
… New York City'den okuldan en yakın arkadaşı Lila Wittenborn (Ms Gummer) un nikahında baş nedimesi olmak için gelen genç bir kadın. Gelin olacak kız sinirli ve kendi annesinden (Glenn Close) çok baş nedimesinden destek bekliyor. Ann arkadaşına çok yakın dururken Lila'nın karşı konulmaz kardeşi Buddy'e (Hugh Dancy) de yakın oluyor.
Ann düğünün davetlilerinden ve Wittenborn ailesinin çok yakın arkadaşları Harris Arden (Patrick Wilson) ile tanıştığında beklenmedik duygular ortaya çıkıyor. Ann'in Harris'e olan aşkı onun ve kızlarının yaşamını sonsuza dek değiştirecektir.
Yapım Hakkında
Romanı Evening'i yazarken yazar ve senarist Susan Minot “Bir kadının hikayesini okurken kişi onların hayatlarında neyin önemli olduğunu, en çok neyi düşündüklerini, kendi hayatlarını devam ettirirlerken ne isteyeceklerini görebilir” diye düşünmüş.
Çok sevilen kitabın birçok okuyucusu gibi yapımcı Jeffrey Sharp'ın romana olan ilgisi çok kişisel ve evrensel olmuş. Düşüncelerini “Roman bir kadının kızları baş ucunda beklerken geçmişine bakmasını ve kızlarının onun geçmişi hakkındaki sırları öğrenmeleriyle ilgili. Çok sevdiğiniz birinin hayatının sonuna geldiğine şahit olduğunuzda onlar çocuklarının genellikle anlayamadıkları bir yerdedir. Çocuklarda bu yere gitmek ve neler olduğunu anlamaya çalışmak için güçlü bir istek vardır. Ama muhtemelen yapamazsınız, bu bir yaşam öyküsüdür ve o yaşamın tek parçasının siz olduğunuzu fark etmeniz gerekir” olarak dile getiriyor.
Bir seneyi aşkın bir sürede Minot'un yardımıyla Sharp kitabın daha önceden belirlenmiş film yapım haklarını satın alabilmiş. “Susan'ın da yardımıyla Evening'i bağımsız bir film olarak yeniden tasarladım.” diye ekliyor. Birçok senaryo denemeleri yapılmış.
2003'te başka bir romancı ve senaristle çalışırken Sharp Pulitzer Ödüllü A Home at the End of the World'ün senaristi Michael Cunningham'ın Evening için çalışabileceğini düşünmüş. Yapımcı “Evening'i Michael ile paylaştım. Hemen okudu ve bunu beyazperdeye uyarlama konusunda çalışmayı çok isteyeceğini söyledi.” diyor.
Sharp'la çalışırken kitap Cunningham'ı derinden etkilemiş. Şunları söylüyor: “Yaşamının sonuna gelmiş ve geçmişe dönerek hata yapıp yapmadığını sorgulayan bir annenin hikayesiydi. Bu bana kendi annemin çok hasta olduğu dönemleri hatırlattı.
“Susan çok sevdiğim bir yazar. Kitabı sevdim ama bir romanı filme aktarmadan önce önemli değişiklikler yapmamız gerekeceğini biliyordum. Romanda birçok karakter vardı. Bunların hepsini koyamayacağımı biliyordum. Projeye başlamadan önce Susan'ı arayarak ona kitabı ne kadar sevdiğimi ve senaryo konusunda çalışma teklifi aldığım için ne kadar onur duyduğumu anlattım. Ona önemli bazı değişiklikler yapmam gerekeceğini söyledim ve “Bunu istemiyorsan bana şimdi söyleyebilirsin, yapmam çünkü her şeyden önce romancının fikri önemlidir” dedim. Susan da bana “Tamam. Bakalım neler yapabilirsin” ve bende yaptım”
Minot anlatıyor “Michael'e `hikayeyi anlatabilmek için ne gerekiyorsa yap' dedim. Kitabın yapısını ve temalarını koruyarak senaryoya kendi tarzından da birşeyler ekledi”
Ellerindeki yeni senaryo ile yapımcılar rol dağıtımı için Hopkins, Crowley ve Barden'e güvendiler. Sharp anlatıyor “Claire Danes Ann Grant'i okudu ve çok güzel oldu. Güzel bir şeyler çıkardığımızı hissettik.”
Sharp “Evening'in Focus'un hikayeler ve bağımsız filmlerle ilgili görüşüne uyan bir yapısı olduğuna karar verdik. Ve onlar bu filmleri dünya çapında seyirciye ulaştırıyorlardı.” diyor. Focus'un da projeye katılmasıyla bir yandan da rol dağıtımları sürerken bir sonraki adım bir yönetmen bulmaktı.
Budapeşte doğumlu, Oscar adaylığı olan sinematograf Lajos Koltai ilk yönetmenlik deneyimini yakın zamanda Fatesless ile yapmıştı. Sharp anlatıyor “birçok yönetmenin ismine baktık. Michael ile birlikte Manhattan Film Forumu sahnesine gidip bir gün Fateless'i izledik.
“Başlangıç sahnelerinden çok usta bir yönetmen olduğunu anlamıştık. Karakterlerinin içine giriyor ve insan doğasını çok iyi çözümleyebiliyordu. Hepimiz daha iyisini nasıl istersek, onu alamasak bile insanın doğasında o şeyi alabilmek için bir istek vardır. Bunu Fateless'de gördük ve aynı şekilde Evening'de de olmasını istiyorduk. Onun bakış açısı ve filmin duygusunun birleşimiyle bu hikayeye gereken duyarlılığı verebilirdik. Böylece Focus'a geri döndük ve “aradığımız adam bu” dedik. Sonra Lajos'a senaryoyu verdik ve hemen cevabı geldi.”
Bu yönetmenin sadece İngilizce dilinde yaptığı ilk film değil aynı zamanda hikayenin evrensel temasını da işleyeceği bir film olacaktı. Koltai anlatıyor “Bu senaryoyu okumak ne büyük şans. Hepimiz için önemli olan şeyleri belirliyor, güvenlik isteğini, sevecek biri arayışını ve verdiğimiz kararların geri kalan yaşamımızda bizi ve çocuklarımızı nasıl etkilediğini gösteriyor. Çocuklarımız kendi hayatlarını kurarlarken geçmişte bizim yaşadıklarımızı biliyorlar mı veya bizim ne yapıp yapmadığımızı öğrenecekler mi?
“1950'lerde, Ann Grant hayatını yaşıyor. Bu her zaman kendine sakladığı bir şey, yaşamı boyunca bu konudaki fikirleri değişmiş olsa bile ve hikayenin akışıyla kızlarını da etkilerken sonsuza dek değişiyor”
Sharp anlatıyor “Claire'in Lajos'un başrol için ilk tercihi olması bizi şaşırtmadı. Home fort he Holidays filminde sinematograf olarak çalışırken onunla çalışma fırsatı olmuş. O bu film için yaratılmış veya film onun için yapılmış. Benzer şekilde Lajos'un Ann Lord için ilk tercihi de Vanessa Redgrave oldu. Karakter neredeyse tüm film boyunca yatakta yatmasına rağmen Lajos'un yönetmenliğinde Vanessa Ann Lord olarak hala dinamik olacağını biliyorduk. Şansımıza o da Fateless'i izlemiş ve çok beğenmiş. Bu yüzden Lajos ve ben Londra'ya giderek onunla buluştuk. Kısa sürede sanki birbirlerini uzun süredir tanır gibi oldular. Bir fincan kahve süresince anlaşma yapılmış oldu.
Evening filminin rol dağıtım süreci kariyerimin en heyecan verici deneyimlerinden biri oldu. Çok güzel roller vardı, özellikle aktrisler için ama her parçası çok büyük bir özenle yazıldı.
Cunningham ekliyor “Senaryo üzerinde çalışırken karakterlerle ilgili aklıma parlak bir fikir geldi. Bu yüzden özel olarak oyuncuları düşünmedim. Ama bu filmin senaryosunu yazarken Ann Grant için Claire Danes'i düşünmeye başladım. Onu yıllardır tanıyordum ve Ann Grant'ın aklı, kıvılcımı ve asi ruhu onda da vardı. Claire rolü kabul ettiğinde çok sevinmiştim.”
Danes anlatıyor “Roman da senaryo da harikaydı. Romanın bende olmasının zengin bir kaynak olarak avantajını kullandım. Ama uyarlama harika bir şekilde yorumlanmış. Kendi tazeliği ve önemini koruyor. Film “Hayat nedir?” sorusunu düşündürüyor. Hepimiz insanız ve hayatlarımızı gözden geçiriyoruz.
“Benim canlandırdığım karakterin önüne belirleyici olaylar çıkıyor ve seçimler yapması gerekiyor. Bir dönüşüm geçiren birini oynamak her zaman heyecan vericidir. Wittenbornlar'a gittiği hafta sonu Ann'in hayatında çok önemli bir dönüm noktası oluyor. Ziyaret ettiği yüksek sosyete dünyasının standartlarına göre o pek geleneklere uymayan birisi. Olumsuz anlamda değil, hayattan beklentileriyle ilgili çok idealist ve hırslı birisi. Özgürlüğüne düşkün ve bir ailesi olsun istiyor. Bu yüzden benim canlandırdığım Ann Grant ile Vanessa'nın oynadığı Ann Lord oldukça farklılar.”
Danes ve Redgrave provalar sırasında buluşmuşlar. Danes gülüyor “Vanessa gibi bir efsaneyle, neredeyse her şeyi konuşuyordum ama aynı karakteri canlandırmaya yaklaşımımızı konuşamadık! Vanessa'nın Ann'i gerçekten kendisi olmadığı sürece çok benzer olmasına gerek olmadığına karar verdik.
“Ama biraz uyum yaratmanın yolları hakkında konuştuk. Vanessa bir diyalekt hocasıyla banda kaydedilmiş bir kasetten benim sesimi dikkatlice dinledi. Çünkü bir İngiliz olarak bir Amerikalıyı canlandırmanın en iyisi olabileceğini düşündü”
Hikayede çok yaygın olan anne/kız konuları rol dağıtımını da etkilemiş. Redgrave Ann gibi iki kız annesi. Büyük kızı Natasha Richardson Constance rolünde, Ann'in büyük kızını canlandırıyor. Redgrave ve Richardson iki yıl önce The White Countess de birlikte oynadıktan sonra Evening onlara beyaz perdede ilk kez bir anne kız rollerini oynama fırsatı verdi. Sharp anlatıyor “Hep Natasha ile birlikte çalışmak istemiştim. Onun annesiyle böylesi bir dramda oynama fırsatı bulması gerçek hayattan da bakıldığında bu role en uygun kişi olarak Natasha olabilirdi diye düşünüyorum. Bu yüzden Constance karakterini yazarken aklımıza o geldi.
Richardson anlatıyor “Annem ve ben Lajos'a `İlk kez bir filmde anne kızı canlandıracağız ve bunun avantajını kullanmak istiyoruz' dedik. Bu yüzden Michael senaryoya bizim için çok güzel bir sahne ekledi. Kendi geçmişimizi, yaşadıklarımızı ve ilişkimizi masaya yatırabileceğimiz bir hikayede olmak çok güzeldi. Ayrıca onunla çalıştığım için çok mutluydum, kim olmazdı ki? Kızı olmasam bile sonuçta o Vanessa Redgrave.
“Filmde kendi evi ve aile yaşamı olan `iyi kızı' canlandırıyorum. Karakterim, Constance küçük kardeşi Nina bazen kavga etseler de çok güzel bir ilişkileri var. Constance ve Nina olaylara aynı açıdan bakmıyorlar ama diğer kardeşler gibi sevgi ve sıcaklık dolular.”
Cunningham anlatıyor “Constance ve Nina arasında senaryoda oldukça zorlu ama gerçek bir sahne geçiyordu. Annemin öldüğü zaman bana kendi yaşadıklarımı hatırlatan, ona çok benzeyen bir kavga sahnesi oldu. Böylesi krizler süresince bazen kendinizi kontrol edemeyip en sevdiğiniz kişilere patlayabiliyorsunuz.”
Evening'de bir anne kız eşleşmesi daha gelecekti. Sharp anlatıyor “Mamie Gummer evlenecek kız olan Lila Wittenborn rolü için seçmelere gelmişti. Ve karakter için en uygun kişi oydu.”
Gummer açıklıyor “Lila asil bir soydan geliyor ama buna kısıldığını hissediyor. Gerçekten sevdiği adam-evlenmek üzere olduğu adam değil- ona sahip çıkacak olsa tüm bunları bir kalemde silip atabilecek bir kız. Onun üzüntüsüne ve hikayede anlatılan hikayeye kendimi adapte ettim.
“Ann Grant ve Lila pek benzemiyorlar ama birbirlerinin en yakın arkadaşları. Okulda tanışmışlar ve birer kardeş gibi olmuşlar. Normal yaşamda Claire ile aramızda harika bir ilişki var.”
Danes anlatıyor “Mamie ile birlikte oynamaktan çok zevk adım. Gerçek hayatta yaşadığınız arkadaşlık ilişkisini kamera karşısında da yaşama şansı pek bulamıyorsunuz. O yetenekli ve güzel bir oyuncu ve onunla çok iyi arkadaşız.”
|
||||||