Dehşet Odası - Captivity
Afişi Büyütün
İzleyici Sayısı 29.300
Hasılat 242.099 YTL
Dehşet Odası - Captivity
Yönetmen Roland Joffé
Oyuncular Elisha Cuthbert, Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Michael Harney, Laz Alonso, Maggie Damon, Chrysta Olson
Senaryo Larry Cohen, Joseph Tura
Yapımcılar Mark Damon, Leonid Minkovski, Sergei Konov
Görüntü Yönetmeni Daniel Pearl
Prodüksiyon Tasarımı Addis Gadzhiyev
Kostüm Tasarımı Jennifer Marlin
Kurgu Richard Nord
Özgün Müzik Marco Beltrami
Yapımcı Stüdyo Captivity Productions
Türkiye Dağıtımı Chantier Films
Gösterim Tarihi 5 Ekim 2007
Film Arşivi
Dehşet Odası - Captivity Yapım Bilgileri   Bu sayfayı Facebook'ta paylaşın
Dehşet Odası'nın başrolünde Elisha Cushbert var.
Esaret... Korku... İşkence... ve Aşk...
Otobüslerin üzerindeki dev posterleri, magazin kapaklarındaki resimleri ile son zamanların en ünlü ve göz kamaştırıcı ismi Jennifer Tree...
Bir anda mekan değiştiriyoruz... Nerede olduğumuzu bilmeden ilerliyoruz... Kalp atışları... Sesler... 1'den 4'e kadar işaretlenmiş kilitli kapılar, pis bir yataktan sarkan kırmızı Gucci ayakkabılı ayaklar... Jennifer... Posterlerde gördüğümüz göz kamaştırıcı güzel... Bitkin ve şaşkın... Dışarıdan gelen martı seslerini dinliyor ve berrak mavi gök yüzüne bakıyor. Birden her şey kayboluyor...
Titrek bir ışığın yanıp söndüğü ne kapının ne de pencerenin olduğu bir hücre. Duvarın birinde büyük ışıklı resim asılı. Jennifer panik içinde bağırıyor... Dehşet Odası... Larry Cohen'in (Celluar, Telefon Kulübesi) yazdığı psikolojik gerilim filmi. Başrollerini Elisha Cuthbert ve Daniel Gillies paylaştığı Dehşet Odası'nın yönetmenliğini iki kez Oscar Ödüllerine aday olan Roland Joffé üstlendi.
Sinopsis
Şöhretinin doruğunda olan güzel manken Jennifer Tree bir sabah uyandığında kendini bir hücreye kapatılmış bulur. Kişisel eşyalarının, fotoğraflarının ve bir dizi kilitli dolabın bulunduğu odada, güzel mankene daha önce işkence yapılmış insanların görüntüleri ve kendi röportajlarının olduğu kasetler izletilir. Bu odadan kaçmaya çalışsa da hiç bir kurtuluşu olmadığının farkına varır. Jennifer'i kaçıran seri katil onu çok iyi tanıyıp, tüm korku ve arzularını biliyordur. Jennifer'in hassas olduğu konularda ona psikolojik oyunlar oynayarak onu baskı altına alır.
Jennifer bir süre sonra yalnız olmadığını fark eder. Yan taraftaki odada Gary isimli genç bir erkek vardır. Sadistçe yapılan işkencelere maruz kalan Jennifer ve Gary hapsedildikleri mahzenden kaçmaya çalışırken verdikleri mücadele onları duygusal olarak birbirlerine yaklaştırır. Ancak zaman geçtikçe olay daha da karmaşık bir hal alır acaba diğer kurbanlar gibi Jennifer'in da kaçınılmaz sonu ölüm mü olacak?
Elisha Cushbert, "Dehşet Odası"nın bir sahnesinde...
Prodüksiyon Notları
İlk ABD - Rusya ortak yapımı için yapımcı Leonid Minkovski ve Serge Konov doğru bir senaryonun oluşturulmasının çok önemli olduğunun farkındaydılar. Eylül 2004'te tecrübeli Hollywood yapımcısı Mark Damon onlara Dehşet Odası'nın senaryosunu yolladı.
Film sektöründe 50 yıldır çalışan ve uluslararası satış kavramını sektöre ilk tanıtan adam olmakla bilinen Damon, Ruslarla bir ortak çalışma fikrinden hoşlanmıştı: “Şimdiye kadar gerçek bir Rus - Amerikan ortak yapımı olmadığını biliyordum ve tanıştığım üç adama hayran kaldım: Leonid Minkovski, Valery Chumak ve Serge Konov.”
Parlak kariyerinde hep yeni maceralar arayan Damon için bu yeni bir sınırı aşmak gibi bir şeydi: “Bu projede Amerikan yapımcılarının Rusya'ya ulaşmaları için büyük olanaklar gördüm ve bu işi ilk yapan olma cesaretini gösterdim.
Bağımsız ruhunu hiç kaybetmeyen ama hep de topluma hitap edecek filmler çeken Damon, Dehşet Odası'nın ortalama bir gerilimden farklı olacağını hissetmiş. Rus yapımcılar ve Oscar Adayı yönetmen Roland Joffe de aynı fikirdeydi. İlk başlarda Joffe'nin seçimi aykırı gelmişti çünkü yönetmen aslında “The Killing Fields” gibi Oscar Adayı olmuş ya da “The Mission” (Misyon) gibi eleştirmenlerden tam not almış dramatik filmlerle tanınıyordu. Konov'a göre, “Bunun bizim için çok farklı bir tür filmi yaratma fırsatı olduğunu fark ettik.”
Minkovski de aynı fikirdeydi: “Roland Joffe'nin projeye katılması benim senaryoya sadece bir korku filminden çok daha farklı bakmamı sağladı. Bunun sadece korkunç bir film olmayacağını, aynı zamanda da psikolojik bir gerilim olacağını anladım.”
Joffe o noktaya kadar hiçbir tür filmi çekmediğinden bazı teknikleri anlamak amacıyla Damon ile beraber saatlerce tür filmi seyretmişler. Ön hazırlıklar devam ederken Joffe'nin zaten değişik olan senaryoya daha da karmaşa, anlam ve yoğunluk getireceğini anladık. Minkovski: “Yaratıcı açıdan o inanılmaz bir yönetmen... Çevresindeki herkesi, tüm ekibi heyecanlandırıyor ama aynı zamanda çok da sert... Onunla çalışması çok zor çünkü çok özel istekleri var ve onunla kavga etmenin pek bir anlamı olmadığını insan günlük çıkan görüntüleri gördükçe anlıyor.”
Özellikle post prodüksiyon sürecinde tüm oyuncular ve ekip için Joffe'nin bir vizyonunun olduğu gittikçe belirginleşiyordu. “Cellular” ve “Telefon Kulübesi” (Phone Booth) filmlerinin senaristinin kaleminden çıkan senaryo birçok korku ve gerilim öğesini barındırsa da, hikâye yalnızlık ve ayrı kalmak gibi çok daha kişisel korkuların üzerine de eğiliyor. Damon: “Umarım seyirci evlerine bir duygu seliyle döner: büyük bir aşk hikayesi, birkaç kere ölümüne korku ile karşı karşıya kalmak, Jennifer Tree ile korkunç bir deneyimi paylaşmaları, 90-100 dakika arası gerilim ve korku.”
Elisha Cushbert, "Dehşet Odası"nda...
Karakterlerin farklı yönlerinin olması oyuncuların rollerine daha fazla bağlanmalarını sağlamış. Baş aktris Elisha Cuthbert'in oynayacağı karakteri daha iyi tanıması için karakterin günlüğünü yazacak kadar ciddi çalışan yönetmenin çalışması hakkında Elisha şöyle diyor: “Jennifer'in geçmiş hayatı hakkında elimde çok detaylı bilgiler vardı bu da bana çekimler boyunca çok faydalı oldu.”
“24” gibi TV dizileri ile “Komşu Kızı” (The Girl Next Door) gibi filmlerle tanınan ve 2002'de En Başarılı Yeni Kadın Oyuncu ödülünde Gençlerin Adayı olan Elisha Cuthbert bu rol için biçilmiş kaftandı. Çok kabiliyetli olmasının yanında özellikle gençler arasında çok sağlam bir izleyici kitlesi var. “O tabii ki çok kabiliyetli ve çok güzel” diyerek başlıyor Damon söze... “Elisha'nın ayrıca çok hayranı var ve bu da Dehşet Odası'ndaki Jennifer Tree rolü için ona teklif götürmemizin önemli bir sebebiydi. Ne tür bir rol oynarsa oynasın seyirciler hep onunla özdeşleşebiliyorlar.” Minkovski ise “Cuthbert ile çalışmak büyük bir zevkti.” diyor.
İki başrol oyuncusunun da birbirleriyle rahat bir ilişkileri vardı ve bu sayede sahneleri geliştirmek için birbirlerinden destek aldılar. Gillies: “Elisha ile yaşadığımız deneyim mükemmeldi çünkü birlikte çok yaratıcıydık ve sahneleri kontrol etmek yerine kendi kendilerine gelişmelerine izin verdik.” Cuthbert de aynı fikirde: “Filmde çok detay olarak kalacağını düşündüğümüz bir çok sahne Roland'ın vizyonu ve Daniel ile aramızdaki bütünlükten dolayı akılda kalan güçlü sahnelere dönüştüler. Tüm bunlar bence sonuçta çok özel bir film yarattı.”
Dehşet Odası'nın türler arası bir karışım olması filmin başrol oyuncularından Daniel Gillies'e çok ilginç gelmiş. “Ortadaki psikoloji çok ilginç. Çok karanlık bir konu ama aynı zamanda bu film bir psikolojik gerilim filminin içinde gelişen bir aşk hikâyesi.” Tüm yapımcılar Gillies'in rol için iyi bir seçim olduğunda hem fikirdi. Damon, Gillies'in oyunculuğu hakkında şunları diyor: “Karakteri her ne kadar basit gözükse de film süresince çok karmaşık olduğunu görüyoruz. Bize hem onun çocuksu yönünü hem de karmaşık yönlerini verebilecek biri lazımdı. Birçok genç aktörü test ettikten sonra herkes Daniel Gillies'in rol için uygun olduğunu hissetti.” Gillies'in rolü hakkında ise Cuthbert, “Çekimleri tamamladıktan sonra filmi seyrettiğimde her şey anlamlı geldi. Kim olduğunu gerçekten bilerek oynamak bence bir aktör için çok zor ve bence büyük bir iş başardı.”
Hikâyenin en önemli parçalardan biri de Jenniffer'ın hem görsel hem de duygusal korkularıyla oynayan karanlık ve ışık arasındaki gidiş-gelişler. Roland Joffe: “Dehşet Odası'nın temalarından biri de karanlık ve ışık. Jennifer Tree'nin karanlık korkusu var. Onu esir eden adam da bununla oynuyor. Uslu olduğunda ışık veriyor, ceza vermek istediğinde ise karanlıkta bırakıyor. Ama ışık onun daha korkunç şeylerin farkına varmasına neden olduğundan karanlık onun için bir kaçış. Çok korkutan bir kaçış.”
Her seyircinin kendine göre korkuları olsa da rahatsız edici, korkutucu, tehdit edici bir deneyimin ne olduğunu herkes bilir.  Çoğunlukla beynimizin ücra köşelerinde yatan korku kırıntıları bizim yarattığımız şeylerdir, bizi neredeyse tutsak eden engeller... Roland Joffe Dehşet Odası'nda bu fikrin üstünde durmak istemiş. “Bazı insanlar dış etkenler, bazıları ise iç etkenler tarafından kapana kısılmıştır. Bizi tutsak eden bir mahzen olabilir ama bazen de bizi tutsak eden beynimizdeki bir çarpıklıktır. “ Elisha Cuthbert tarafından çok iyi hissettirilen Jennifer'ın iç acıları bu kapalı mekana karşı verdiği tepkiye benziyor.
Elisha Cushbert, "Dehşet Odası"nın bir sahnesinde...
Roland Joffe uzun süredir bir gerilim filmi çekmek istediğini söylüyor. “Dehşet Odası hem gerilim hem de bir aşk hikayesi. Kaçırılan kişiye büyük bir psikolojik baskı yapılıyor. Kaçırılmak yeterince korku verici bir şey ama bunun zekice kurgulanmış olması ve psikolojik baskı yapılmasıyla daha da korkutucu oluyor. Seri katil, dehşeti arttırmak için hangi psikolojik baskıları yapacağını, hangi duyguları kullanacağını çok iyi biliyor ve bunun sonunda da kurban teslim oluyor.”
Hem Rus hem de Amerikan ekip mümkün olan en iyi filmi yapmak için uğraşmışlar. Görüntü Yönetmeni Daniel Pearl Jennifer'ı deli eden karanlık ve ışık oyunlarını güzel görsellerle tamamlamış. Set tasarımcısı Addis Gadzhiev ise oyuncuların rahat çalışabilecekleri ama aynı zamanda oyuncuların psikolojilerini yansıtan bir alan yaratmış. Yönetmen Joffe ile Gadzhiev email yoluyla iletişim kurarak filmin kendine özel görselliğini yaratmışlar. Yapımcı Damon, Gadzhiev'in çalışmasını takdir eden insanlardan bir tanesi: “Addis daha önce hayatında Amerika'da bulunmamış ama New York'ta bir orta sınıf apartmanının duygusunu çok iyi hissettirmiş.”
Tabii setler bittiğinde hala Joffe'nin onayını almaları gerekiyordu. Bunun için yönetmen çekimler başlamadan bir ay önce Moskova'ya gelmiş. Konov: “Sete geldiğinde gözlerini ve vücut dilini izlerken her şeyin yerinde olduğunu anladım. Her şey yolundaydı.” Tasarım tamamlandığında Mosfilm'in stüdyolarındaki iki set 150 metrekare boyundaydı. Bir set tutsakların mahzenini ve onları yakalayan adamın odası, ikincisi ise iki katlı ev. Mosfilm'in sanat departmanının başı, eski bir 20. yüzyıl New Jersey evini Amerika'yı daha önce hiç ziyaret etmemiş olmasına rağmen internet ve kitapların yardımıyla gerçeğe uygun şekilde yaptı. Hem biçim hem de kullanışlılık açısından mimarinin kurallarına uygun bir sonuç ortaya çıktı. Estetik olarak ise bu dinamik mekân karakterlerin gerginlikleri ve korkularını yansıtırken aynı zamanda basitliği öne çıkardı.
Dehşet Odası'nın yapımı hem oyuncular hem de ekip için sinemaya yepyeni bakış açıları getirdi. Minkovski Joffe'yi “kişisel bir felsefesi olan ve büyük bir vizyonu olan inanılmaz bir insan” olarak tanımlıyor. Dehşet Odası sinema dünyasına filmlerin Rusya'da çekilebileceklerini ama bunun illa da filmlerin Rusya hakkında olmalarını gerektirmediğini ve Ramco, Mosfilm gibi yapımcı firmaların kaliteli filmlerin yapımında stüdyolara rakip olmayı planladıklarını kanıtlıyor. Serge Konov'a göre “amacımız Moskova'da Moskova hakkında olmayan bir film çevirmekti. Dehşet Odası New York'ta geçiyor ama büyük bir kısmı bir sette çekildi.” ABD'de film yapımlarının çok pahalılaşmasının bir sonucu olarak bağımsız yapım şirketleri yeni stüdyolar aramaları çok doğal gözüküyor.
Elisha Cushbert, "Dehşet Odası"nda....
Yönetmen Roland Joffe
Roland Joffé,  “The Mission”  ve “The Killing Fields” filmleri ile iki kez Oscar'a aday oldu. Psikolojik gerilim türündeki Dehşet Odası Joffé'nin alışkın olduğumuz çalışmalarından çok farklı bir yapım. Yönetmen, “The Killing Fields” ve “The Mission” filmleri  ile uluslararası bir üne kavuştu. Joffé, yönetmenlikteki başarısı kadar film seçimlerindeki mükemmelliğiyle kendini Hollywood dünyasına kısa sürede sevdirmeyi başardı. O hep belli bir derinliği olan filmler yaptı.
İngiliz sinemasında yetişen yönetmen, BBC, Thames, Granada gibi televizyon kanallarında çalıştı. Daha sonra Coronation Street ve The Stars Look Down gibi başarılı showlar ona yeteneklerini sergilemesi için fırsat verdiler, aynı zamanda bazı showların yönetmenliğini de yapmasına izin verdiler.
Kolombiya'daki terör ve savaşı son derece gerçekçi bir şekilde gözler önüne serdiği “The Killing Fields” Roland Joffé'nin sinema dünyasındaki ilk en büyük çıkışı oldu. Uluslararası alanda bir çok ödül kazanan film, 7 dalda aday olduğu Oscar Ödülleri'nden de 3 tanesini almayı başardı.
Bir soykırımın tarihçesinin anlatıldığı ikinci filmi “The Mission” ile başarılı yönetmen sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. Altın Palmiye'yi alan ve ardından En İyi Yönetmen dahil 7 dalda Oscar'a aday olan filmde Robert de Niro, Jeremy Irons başrolde yer almıştı.
İngiliz yönetmen, Dehşet Odası filminin ardından Tatu grubunun ve Misha Barton'ın başrolünde yer alacağı “Finding t.A.T.u.” isimli bir çalışma ile karşımıza çıkacak.
Eleştirmen Yorumları
“Dehşet Odası bir Rus - Amerikan ortak yapımı olarak tanımlanıyor ve başımıza neredeyse nükleer savaşı getirecek olan bu iki ülkenin birleşip, işkence gören bir süpermodel üzerine başarılı bir film yapmaları içimizi ısıttı doğrusu. (...) Bu film korku severlerin tüm arzularını yerine getirecek ağız sulandırıcı ve kanlı bir lokma.”
L.A. Weekly - Luke Y. Thompson
“Bu şok edici film “Otel” ile “Testere” arasında bir karışım gibi gözükebilir ama Roland Joffé'nin güvenli ama beklenmedik ellerinde (yönetmen “The Killig Fields” ve “The Mission” gibi dramalarla tanınıyor) çok zekice yapılmış, gerilimi hep yukarda tutan, aynı zamanda da akıllı ve şaşırtıcı bir şekilde son bulan bir soğuk duşa dönüşüyor.
Elisha Cuthbert (“24” dizisinde Jack Bauer'ın kızı) garip bir herif tarafından kaçırılmadan evvel mükemmel bir hayatı olan süpermodel rolünde etkileyici. Diğer tutuklu Gary (Gillies) ile ilişkisi çok düzgün işlenmiş... Bir duvarın ters taraflarında bulunan ikilinin kaçma yolunu bulmak için birbirlerini daha iyi tanımaları gerekiyor. Senarist Larry Cohen ve yönetmen Joffé filmde kıstırılmışlık hissini korkutucu derecede iyi veriyor. Korkunç bir 90 dakika. Keyifli ama soğuk bir duş.”
Sunday Mirror - Mark Adams
Prodüksiyon bilgileri Chantier Films tarafından sağlanmış; editörlük işleminden sonra yayınlanmıştır. Teşekkür ederiz.
Aloha Sinema
Ana Sayfa  |  Vizyonda  |  Gelecek Hafta  |  Gösterimdekiler  |  Fragmanlar  |  Özel Dosyalar  |  Sinema Kitapları |  İzlenimlerin Derinliği
Box Office Listeleri  |  Türkiye Top 20  |  ABD Top 20  | 2007 Top 60 Listesi  |  Haber Merkezi  |  Yönetmenlerimiz  |  Gösterim Tarihleri  |  Film Arşivi
İletişim - Bize Yazın  |   Editöre Mesaj
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2008
E-Mail Us