İzleyici Sayısı 87.735
Hasılat 857.664 YTL
|
Avukat - Michael Clayton
|
||||
Yönetmen Tony Gilroy
Oyuncular George Clooney, Tom Wilkinson, Tilda Swinton, Sydney Pollack, Michael O'Keefe, Austin Williams
Senaryo Tony Gilroy
Yapımcılar Jennifer Fox, Kerry Orent, Sydney Pollack
Prodüksiyon Tasarımı Kevin Thompson
Kostüm Tasarımı Sarah Edwards
Kurgu John Gilroy
Özgün Müzik James Newton Howard
Yapımcı Stüdyo Summit Entertainment
Türkiye Dağıtımı Warner Bros.
Gösterim Tarihi 23 Kasım 2007
|
|||||
Avukat - Michael Clayton Yapım Bilgileri
|
|||||
Sadece O gerçeği değiştirebilir.
Michael Clayton (George Clooney), New York'un en büyük şirket hukuku firmalarından birinde “sorun çözücü” olarak çalışmaktadır. Eskiden savcı olan ve polis bir aileden gelen Clayton, firmanın kurucu ortaklarından Marty Bach'ın (Sydney Pollack) emrinde, Kenner, Bach & Ledeen firmasının en kirli işlerini halletmektedir.
Clayton müşterilerin pisliklerini temizler, arabayla vurup kaçma olaylarını örtbas eder, basında çıkan kötü haberleri düzeltir, müşterilerin mağazada hırsızlık yapan eşlerinin ya da kirli politikacıların olaylarının gizli kalmasını sağlar. Clayton işinden çok bunalmış ve hoşnutsuz olmasına karşın, Kenner, Bach & Ledeen firmasına sıkı sıkıya bağlıdır çünkü bir boşanma, kumar alışkanlığı ve başarısız bir iş kurma girişimi onu dağ gibi bir borçla baş başa bırakmıştır.
Tarım kimyasalları şirketi U/North'ta, baş danışman Karen Crowder'ın (Tilda Swinton) kariyeri, Clayton'ın firmasının kazanmaya doğru gidiyor gibi gözüktüğü davanın seyrine bağlıdır. Kenner, Bach & Ledeen firmasının en başarılı vekili ve çok zeki bir adam olan Arthur Edens (Tom Wilkinson) görünüşe göre buhran geçirip, bunun sonucu olarak da tüm U/North davasını sabote etmeye kalkınca, bu öngörülemeyen felaketi düzeltmesi için Michael Clayton gönderilir. Michael Clayton bu süreçte nasıl bir adama dönüştüğü gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Yapım Hakkında
“Yıllar içinde yazdığım şeylere bakarsanız, iş takıntım olduğunu kolaylıkla görürsünüz. İnsanların ne yaptıkları, ne kazandıkları ve nasıl kazandıkları çok ilgimi çekiyor; ikilemler, istekler ve kararlar bana büyüleyici geliyor” diyor yazar-yönetmen Tony Gilroy.
“Michael Clayton/Avukat”ın orijinal senaryosu için ilham perisi, Gilroy'un “The Devil's Advocate/Şeytanın Avukatı”nın senaryosu için araştırma yapmak üzere New York hukuk firmalarına ziyaret ettiği sırada geldi. Gilroy bunu şöyle anlatıyor: “Bu dev New York hukuk bürolarının ofislerinde dolanırken, perde arkasında olan biten şeyler bana çok çarpıcı geldi. Her firmanın, ayakta kalabilmek için kullandığı, kapalı kapılar arkasında faaliyet gösteren, günün yirmi dört saati çalışan, büyük departmanları vardı”.
Gilroy şöyle devam ediyor: “Bir firmanın yaklaşık on yıldır süren çok büyük bir şirket davasına ilişkin bir hikaye duydum. Aslında şirketin davacıya yaptığı teklif kabul görmüş ve davada anlaşma sağlanmıştı. Yaklaşık iki milyar dolarlık bir anlaşmaydı bu. Son imzaların atılmasından iki gün önce, saat sabahın dördünde, hukuk firmasında üç yıldır çalışan bir avukat ortaya hiç çıkmamış bir belge buldu. Bu davanın sonucunu tam tersine döndürecek, çok fena bir belgeydi. Ne var ki belge asla gün ışığına çıkmadı ve onu bulan avukat da şirket tarihinin ortaklığa en hızlı terfi eden çalışanı oldu”.
“1970'de Anderson'ın General Motors'a açtığı bir başka davanın konusu ise arabaların çarpışma sırasında alev almasıydı. Aileleri “yanarak ölen” bir grup insan mahkemeye gitmeye karar verdiler ve 1999'da nihayet 4,9 milyar dolarlık tazminat almaya hak kazandılar. Davanın seyrini değiştiren şey, G.M. firmasının ve avukatlarının yirmi yıl boyunca saklamaya çalıştıkları bir belgenin ortaya çıkarılmasıydı. Basit bir belgeydi: G.M. mühendislerinden Edward Ivey'nin yazdığı, Otomobil Yakıtıyla Beslenen Yangınlarda Yaşanan Ölümlü Kazaların Değer Analizi adında bir memorandumdu. İki sayfalık bir şeydi. İçinde karmaşık hiçbir şey yoktu. Basit bir maliyet-kar analiziydi. G.M. arabaların patladığını biliyordu ve Bay Ivey'nin memorandumu da üretim bandını değiştirmenin mi kazazedelere tazminat ödemenin mi daha ucuza geldiğini hesaplıyordu. Yanarak ölenlere tazminat ödemenin daha az maliyetli olduğuna karar vermişlerdi” diye anlatıyor Gilroy.
Bu tür hikayelere duyduğu büyük ilgi Gilroy'u Michael Clayton karakterini yazmaya yönlendirdi. Clayton, hukuk firmaları tarafından, önemli müşterilerinin ve avukatlarının bulaştıkları çirkin durumları sessizce ve etkili bir şekilde halleden, “sorun çözücü” olarak adlandırılan kişileri temsil ediyor.
On beş yıldır şirkette çalışıyor olmasına rağmen Clayton'a bir ortak gibi değil, hâlâ kapalı kapılar arkasındaki departmanda çalışan biri gibi muamele edilmektedir. Sorun giderici olarak yürüttüğü hayattan kaçma çabaları sonuçsuz kalır hatta onu ciddi bir borca sokar.
Bu sırada Kenner, Bach & Ledeen firmasının baş dava vekili Arthur Edens, firmanın müşterisi U/North'un ahlaksızlığını ortaya koyan bir delil bulunca, ruhsal bir çöküntü yaşar. “Ne kadar çok şeyin yanlış olduğunu, bu yanlışların ne kadar derinlere uzandığını ve bunların ne kadarının vergi ödeyen, her gün eve gidip çocuklarını seven kişiler tarafından yapıldığını düşündüğünüzde, bu kadar az kişinin bunalıma girmesi şaşırtıcı değil mi?” diye soruyor Gilroy.
Yapımcı Sydney Pollack ise “Hikaye daha en başından bana çok ilginç geldi; hem gerçekçi hem teatral hissi veren yazımı özellikle güzel. Temaların zamanlaması iyi ama bir o kadar da zamandan bağımsız” diyor.
Yapımcı Steven Samuels, Gilroy'un ilk kez yönetmen olarak çalışması konusunda şunları söylüyor: “Tony'den gerçekten çok etkilendim. Çok yetenekli ayrıca, harika bir vizyonu var. Bence filmin hikayesi, kendilerinden istenen iş ya da davranışın haysiyetlerinden taviz vermelerini gerektirdiği durumlarla karşı karşıya kalan çok sayıda insanın sorununa parmak basacaktır.”
Gilroy başrol oyuncusunu seçme konusunda, “Michael karmaşık bir karakter. O zamana kadar kendisine çok yarayan özellikleri yani cazibesi, rahatlığı ve yetkinliği, hikaye ilerledikçe artık çok da fayda sağlamıyor. Yolunuzu kaybettiğinizde dünyanın en büyük karizması bile eve dönmenize yardım edemez. Pek çok oyuncu böyle roller oynamak istediğini söyler ama elinizi taşın altına koyup, rolün gerçekten hakkını vermek belli bir tür cesaret ve hırs ister”.
Gilroy, o dönemde, yönetmen Steven Soderbergh'le başka bir projede birlikte çalışıyordu. George Clooney'yle bir araya gelmesini o sağladı.
“George insana New York hissi veriyor” diyen Gilroy, bunu şöyle açıklıyor: “Her türlü niteliğe sahip, zeki ve çekici. Çok ikna edici olabildiği gibi kafası çok karışmış birine de dönüşebiliyor ki bu bileşim onu rol için mükemmel kılıyor”.
Yapımcı Jennifer Fox, Gilroy ile Clooney arasındaki işbirliğinin birkaç nedenden ötürü çok başarılı olacağını düşündüğünü söylüyor: “Ortak ilgi alanları var. İkisi de 70'lerin Alan Pakula, Sydney Lumet, Mike Nichols, Sydney Pollack gibi büyük sinemacılarından etkilenmiş. Ayrıca, ikisi de işlerine inanılmaz disiplinli ve hazırlıklı yaklaşıyor ama sanki hiç çaba harcamıyorlarmış gibi görünmeyi başarıyorlar”.
Geçtiğimiz altı yıl boyunca, Kenner, Bach & Ledeen firması bir tarım kimyasalları şirketi olan U/North'u savunmaktadır. U/North'un yabani otları öldürmeye yarayan ürünlerinden birinin insanları zehirlediği iddiasıyla şirkete dava açılmıştır. Pamuk ipliğine bağlı olan dava davacıyla mahkeme dışında çözümlenme aşamasına gelmişken, akla gelmeyecek bir şey olur ve çektiği vicdan azabı yüzünden Arthur Edens'ın duruşma sırasında direnci kırılır. “Firmanın baş dava vekili kelimenin tam anlamıyla ruhsal çöküntü yaşıyor ve bunun sonucu olarak da karşı taraf adına sağlam bir iddianın oluşmasını sağlıyor” diyor Pollack ve ekliyor: “Bunun doğrultusunda acaba gizli bir bilgiyi yayacak mı yaymayacak mı, karşı taraf adına davayı kazanacak mı kazanmayacak mı ve Michael Clayton bu olayı nasıl düzeltecek soruları çıkıyor ortaya”.
Arthur Edens rolünü ünlü İngiliz aktör Tom Wilkinson canlandırıyor. Gilroy, Arthur'ı yıllarca her şeyi içine atmış biri olarak görüyor. “Bir dava vekilinin hayatı oldukça zordur. “Sayısız saatler çalışırlar ve yaptıkları iş insanı ezer. Hayattan büyük bir fedakârlıktır bu” diyor Gilroy.
Gilroy, U/North'un baş danışmanı Karen Crowder için düşündüğü ilk ismin Tilda Swinton olduğunu belirtiyor ve bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Avukat olarak inandırıcı olan ve sahne süresinin büyük bir kısmını oluşturan özel anların üstesinden gelebilecek birine, hem becerikli hem de kusurlu birine ihtiyacım vardı”.
Swinton, U/North'un baş danışmanı olarak şirketine karşı açılan davaların başarıyla sonuçlanmasını garanti altına almak zorunda olan bir karakteri canlandırıyor. Ayrıca, canlandırdığı karakter, erkeklerin yoğun olarak baskın olduğu bir iş alanında elinde büyük güç barındıran bir kadın olarak kendini kanıtlama yükünü de sırtlamak zorunda.
Gilroy filmin amacının yüzsüz bir şirketi bariz biçimde filmin kötü karakteri yapmak olmadığını da sözlerine ekliyor: “Karen'a büyük şefkat besliyorum. Kulağa garip gelebilir ama her sahnede onu desteklemenin bir yolunu buldum. Onun için her şey demek olan, çok yoğun bir işi var. Karşısına ciddi bir kriz çıktığında, böyle bir duruma hiç hazırlıklı olmadığı için başarısız oluyor. Başarısız oluyor çünkü kaybediyor; başarısız oluyor çünkü kriz çok hızlı bir şekilde büyüyor; başarısız oluyor çünkü hırs ve korkunun altında eziliyor; ve başarısız oluyor, ki zaten Bay Ivey'nin de o memorandumu yazma nedeni buydu, çünkü psikopat bir şirketin illüzyonunun esareti altında. Böylesine çeşitli zehirleri alıp, duygusal açıdan sınırları yanlış yorumlayacak kadar hasar görmüş birinin üzerine püskürtürseniz, karşınızdaki kişi adeta bir kurban konumuna düşer”.
Kenner, Bach & Ledeen firmasının yönetici ve büyük ortağı Marty Bach rolü için Gilroy, yapımcı Sydney Pollack'a teklif götürdü. Yönetmen bu konuda şunları söylüyor: “Bir hukuk firmasının başı olduğuna inanacağınız ve Michael için korkutucu biri olması gerekiyordu. Gerçekten otoriter, ve yüzünü sık görmediğimiz birine ihtiyacım vardı. Bu özellikler listeyi çok ama çok kısaltıyordu”.
Pollack ise, “Marty, büyük ölçüde Michael Clayton'a bağımlı. Bu dava çok kritik bir zamanda tam Kenner, Bach & Ledeen, Londra'daki bir firmayla birleşeceği sırada geliyor. Söz konusu birleşme Marty için büyük bir alım ve çok ciddi değişimler anlamına geliyor. U/North davası inişe geçmeye başlayınca Marty, Arthur'ı kontrol altına almak için çırpınıyor ki bu durum Michael üzerinde de büyük baskı yaratıyor” diyor.
“Michael Clayton/Avukat”ın ana çekimleri Ocak 2006'da, Gilroy'un hayatının çoğunu geçirdiği New York şehrinde başladı. Yönetmen bunu şöyle açıklıyor: “Para ve hareketliliğin bu kadar yoğun olduğu bir başka yer yok. O yoğunluk seviyesinde bir başka yer yok”.
Gilroy filmin çekimlerini iş dünyasının kalbi olan Manhattan'daki kutu gibi gökdelenler arasında yapmayı hayal etti. Yönetmen özellikle 1960-70'lerdeki inşaat furyasıyla elli katlı cam binaların hızla yükseldiği “Avenue of the Americas” bulvarı boyunca çekim yapmak istedi. Gilroy bu konuda, “Binalar bir bakıma Yunan tarzında güzel ama aynı zamanda dehşet verici bir biçimde iç içe geçmiş durumda”.
Yapımcılar altı ayrı hukuk firmasını taradıktan sonra, New York'un en büyük şirket hukuku firmalarından Dewey Ballantine'ın ofislerini kullanmaya karar verdiler. Şirketteki çoğu sahne, üç cepheye birden bakan, binanın 22 katındaki, Dewey Ballantine konferans salonunda yapıldı.
Marty Bach'ın ofisi ise Dewey Ballantine'la aynı binada ama farklı bir katta, bir finans şirketi olan Oaktree Capital Management'ta çekildi. Bunun nedenini, “Marty Bach'ın konumunun gücünü göstermek için özellikle daha üst bir katta, Central Park'a hâkim bir ofis seçtik” diye açıklıyor yapımcı Jennifer Fox.
Arthur'ın çatı katının dış çekimleri Tribeca'da, iç çekimleri ise Little Italy'de gerçekleştirildi. “Camlar o kadar büyük, pervazlar o kadar alçaktı ki gerçekten dramatik ve güçlü bir görüntü oluştu” diyor yapım tasarımcısı Kevin Thompson ve ekliyor: “Arthur'ın konutu bir kale ya da sarayı andırıyor… ama yıpranmış durumda”.
Manhattan'ın şehir cangılı görünümüne tezat oluşturan sahneler için yapım ekibi New York dışına, Orange County'ye gitti. Thompson bu konuda, “Doğasının vahşi, ortamının da filmdeki diğer dünyanın tamamen zıttı olmasını istedik” diyor.
Gilroy'la ilk kez yönetmenlik yaptığı bir filmde çalışma konusundaki deneyimlerini Pollack şöyle özetliyor: “Tony'nin yaklaşımında oldukça büyük bir birikim var. Gerçekten iyi yazar-yönetmen sayısı çok az. Burada gördüklerime dayanarak diyebilirim ki Tony en iyi olma yolunda hızla ilerliyor”.
|
|||||