Ana Sayfa  Site Girişi   Duygu Dikmenoğlu Web Günlüğü   
Duygu Dikmenoğlu ile mutfakta söyleşi   Facebook'ta Paylaş.
Dating olayı...
Avrupa'dan, Amerika'dan, Kanada'dan, hatta Avustralya'dan arkadaşlar bulmak, yabancı dilinizi geliştirmek, dating olayındaki son gelişmeleri öğrenmek, dating ile ilgili ipuçları ve önerilere göz atmak isterseniz  Bu siteye bir göz atmalisiniz
Kredi Rehberi
Kredi kartını nasıl kullanmalı, avantajları, tehlikeleri. Tüketici kredisi nedir, nasıl alınır? Kredi kartına taksit imkanları, borç transferi, nakit çekme, internette kredi kartı kullanımı üzerine detaylar. Hepsi ve daha fazlası kredi kartı rehberimizde
Ablamın cheese keki
Yemek yaparken İzmir’deki annesine sürekli danışan Duygu Dikmenoğlu’ndan, İstanbul’daki ablasının verdiği tüyolarla hazırladığı, daha önce hiç yapılmamış yepyeni bir kek.
Pek çok genç kızın hayallerini süsleyen büyülü bir dünyaya adımını attığında, henüz on beş yaşındaydı. Lise öğreniminin sürdüğü yıllarda, bütün Türkiye’nin tanıdığı en genç mankendi. Tüm spotlar bir anda üzerine çevrildi. Gazeteciler ve televizyoncular onunla röportaj yapmak için sürekli peşindeydiler. Ama bir gün, çok erken adım attığı şov dünyasını aynı hızla terk ederek, bambaşka bir yol izlemeye karar verdi. Peşinden koşan televizyoncuların arasına katılıp, onlarla birlikte haber peşinde koşmaya karar verdi.
O günden itibaren televizyon dünyasında, yalnızca haber ağırlıklı programlarda yer aldı. Tüm bu koşuşturmacanın arasında, haberin mutfağından kısa bir süreliğine ayrıldığı günlerden birinde, Pınarım mutfağında bizim için tüm hünerlerini sergileyerek cheese kek yaptı. Kendi mutfağında yemek hazırlarken, telefonla, İzmir’deki annesinden sürekli destek alan Duygu Dikmenoğlu; Pınarım için önceden hazırlığını yaparak, birlikte yaşadığı ablasının yazdırdığı kek tarifiyle ve küçük kopya kağıtlarıyla mutfağımızda yerini aldı.
Hazırladığınız kekin adını öğrenebilir miyiz?
Çok özel bir adı var. “Senem’in cheese keki”. Çünkü ablam Senem’in uydurduğu bir tarif. Ablam uydurana kadar böyle bir kek yoktu. Adına “Senem’s kek” diyebiliriz. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım diye, kek yapmaya karar verdim.
Kolay olması gibi nedenler yok mu?
Tabii... O da nedenlerden biri. Evde olsaydım, çok iyi bildiğim bir yemek bile olsa, telefonda sürekli annemle konuşmam gerekiyordu. Ama burada utandım annemi aramaya. En kolayından kek yapayım dedim.
Tatlılarla aranız nasıl?
Çok iyi... Tatlıyı çok seviyorum. Aslında yemek yemeyi çok seviyorum. Annem çok güzel yemek yapar. Ablam da çok iyi tatlılar yapar. Evde böyle bir dağılım olunca bana da yalnızca yemek yemek düşüyor. Onların yaptıkları ne olursa olsun, çok güzel yerim.
“Çok güzel yerim, ama yapamam” mı diyorsunuz?
Yapamam değil, fırsatım olmadı. Sürekli çalıştığım için çok fazla vaktim yok. Ayrıca annem ve ablamdan fırsat kalmıyor ki. Tatlı uzmanımız ve yemek uzmanımız zaten var olduğu için, bana yapacak bir şey düşmüyor. Ara sıra yemek yaptığımda ise çok zor yemekler yaparım. Örneğin sarma sararım. Ama beş saatten önce bitiremiyorum. Her şeyine çok dikkat ediyorum. Öyle olunca da yoruluyorum ve bir yıl boyunca yemek yapmak istemiyorum. O yüzden her yıl bir kere sarma günü yapıyorum.
Evde yemek işini nasıl hallediyorsunuz?
Çoğu zaman internetten sipariş yoluyla hallediyoruz. Bir de İzmirli olduğumuz için bütün yemeklerimiz zeytinyağlıdır. Örneğin zeytinyağlı taze fasulye yaparım ve dolapta üç gün, beş gün muhafaza edilir. Her akşam bir tabak yesem, bir yemeği iki-üç gün boyunca yiyebiliyorum.
Dışarıda ne sıklıkta yemek yiyorsunuz?
Haftada bir kere evde yemek yaptığımı ve üç günde tükettiğimi düşünürsek, geri kalan günlerde dışarıdan ısmarlıyorum ya da dışarıda yemek yiyorum.
Formunuzu nasıl koruyorsunuz?
Çok şükür böyle bir derdim yok. Aslında çok zayıfım. Bazen kilo almaya çalışıyorum, istesem de alamıyorum. Belki çok koşturmaktan, belki de yaşımdan, bilemiyorum. İstediğim zamanlarda bile hiçbir şekilde kilo alamıyorum.
Mutfağa ne sıklıkta girersiniz?
Genelde dağınık olduğu için sıklıkla toplamaya girerim. Ama yemek yapmak için haftada en fazla iki-üç defa girerim.
En iyi yaptığınız yemek hangisi?
Taze fasulye. Ama bana, özel olarak sarma sardırırlar. İzmir usulü ince ince sararım. Ancak sarma çok zahmetli olduğu için her zaman söylemem. Zaten en sevdiğim yemek de sarmadır.
Sizin yaptıklarınız mı annenizinkiler mi?
Annemle asla yarışmam. Annem pişirip İzmir’den İstanbul’a yollar. Anne destekli bir yaşam sürüyorum. Yemek yaparken annemi ararım. Ama sarma konusunda iddialıyımdır. Annem hariç herkesten iyiyimdir.
Yemek yapmak mı yemek yemek mi?
Kesinlikle yemek yemek. Hayatım boyunca hiç rejim yapmadım. Rejim konusunda sihirli reçetem; “Bol bol ye, çok çok çalış!”
İstanbul’da tercih ettiğiniz mekanlar var mı?
Sahili çok seviyorum. Balık yemekten çok hoşlanırım. Ama lüks lokantaları pek tercih etmiyorum. Çünkü oralarda mezeden balığa geçemezsiniz. O yüzden İstinye tarafındaki tekneleri tercih ediyorum.
İzmir mutfağı mı, İstanbul mutfağı mı?
İkisinin arasında dağlar kadar fark var. İstanbul’da genelde etli yemekler yapıyorlar, oysa biz zeytinyağlıya alışığız. Bir de burada ot yok. İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda, İzmir’den dönerken arabamızın arkası otlarla dolu olurdu. Ama İstanbul’da da İzmirlilerin bilmediği bir sürü şey var. O yüzden mutfaktaki malzemede epey farklılık görülebiliyor. Bir tercih söz konusuysa, İzmir’i tercih ederim. İzmir’de annemden ya da etrafımdan ne gördüysem, onlar bana normal geliyor. Yani “simit” benim için “gevrek”tir. Ben farklı değilim, buradakiler farklı.
Akşam yemeği alışkanlıklarınız var mı?
Çocukluğumdan itibaren herkesin eve geliş saatleri farklıydı. O yüzden herkesin yemek yeme saati başkaydı ve böyle devam etti. Bir de İstanbul’da ablamla yaşıyorum ve ikimizin yemek alışkanlığı çok farklı. Ablam sürekli rejim yapar, yalnızca salata yer, kahvaltı yapmaz. Oysa ben çok fazla yemek yiyorum. Ne zaman yemek bulsam yerim. Böyle olunca da kimse kimseyi akşam yemeği için beklemiyor. Bizim evde acıkan yemeğini yer.
Hiçbir öğün atlamıyor musunuz?
Eğer fazla iş güç, koşuşturmaca yoksa, beş öğün de yiyebiliyorum. Benim için hiç sorun değil. Sevmediğim yemek yok. Küçükken kereviz yemezdim, ama şimdi çorbasına bayılıyorum. Yalnızca yapılırken kokusunu almamam gerekiyor. Kokusuna dayanamıyorum.
Mutfağınızdan neleri eksik etmezsiniz?
Süt asla eksik olmaz. Doktorum kemik yapımın normalden ince olduğunu söylediği için sıklıkla süt ürünleri tüketmem gerekiyor. Ayrıca, mutfak alışverişi yapmayı çok seviyorum. Ama markete gittiğimde liste yapmam. Liste yapmadığım için de eksikleri unutup ne kadar çok ıvır zıvır varsa, toplayıp geliyorum. Hızlı ve hazır yemekler yapmak zorunda olduğumuz için çabuk tüketilebilecek yiyecekleri tercih ediyoruz. Bisküvi, çikolata gibi.
Ama bisküvi ve çikolata yemek değil...
Olsun, o bölümü asla ıskalamayız.
Yabancı mutfaklarla aranız nasıldır?
Sebze ağırlıklı olduğu için ve soya sosunu çok sevdiğimden, Çin mutfağını beğenirim. Haftada bir kere giderim.
Hazır ürünlerle aranız nasıl?
Hazır ürünlerin tümünü alıyorum. Döner, balık, patates... Mikrodalgada hemen oluyor ve çabucak yiyebiliyorum. Yani ne kadar çabuk, o kadar makul benim için. Arkalarını okuyorum ve en kısa sürede yapılabilecek olanı alıyorum.
Sofra hazırlarken süslemeye özen gösterir misiniz?
Bir anda acıkıyorum ve acıktığımda gözüm hiçbir şeyi görmüyor. O yüzden süsüyle uğraşmadan yemeği koyup yiyorum. Bir de yemek yerken benim 5-10 dakika kadar belli bir vaktim vardır. O süre içerisinde yiyemezsem bir daha hiç yiyemiyorum, tıkanıyorum.
Sizi dizilerde göremememizin nedeni nedir?
İnsanın hayatında belli bir çizgiyi oluşturması gerekir. “Hayatımı nasıl devam ettireceğim?” sorusunun cevabını başta vermek gerekiyor. Dizi ve sinema oyuncusu olma yolunu seçmedim. Televizyoncu olmayı seçtim. Hepsini aynı anda yapmak bana göre değil. O yüzden, televizyona adım attığım andan itibaren mankenliği tamamen bıraktım. Hayatımı televizyondan kazanıyorum artık. Habercilik konusunda attığım her adımda kendimle yarışıyorum. Daha iyi olabilmek için elimden geleni yapıyorum. Mankenlik yaptığımda çok daha fazla kazanıyordum belki, ama hayatımın amacı şöhret olmak ya da çok fazla para kazanmak değil. Geçimimi sağlayacak kadar parayı kazanıyorum zaten. Hayatımın amacı kendimi mutlu etmek. Ne olursa olsun mutlu olmalıyım. Bu yüzden, mutlu olmadığıma inandığım anda işimi bırakıp kendime bakıyorum.
Şu an herhangi bir projeniz var mı?
Kafamda bir sürü proje var. Ama çalışmaya bir süre ara verdim, yalnızca okula gidiyorum ve dinleniyorum. Çünkü işin içindeyken ne kadar yorulduğumu, ne kadar fazla çalıştığımı farkedemiyordum. Sürekli kitap okuyup, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Ne yaptığıma, nerelere geldiğime, neler yapmam gerektiğine bakıyorum. Bunları kafamda tartıyorum ve dinleniyorum.
Malzemeler
4-5 yumurta, iki paket labne, iki kutu kremşanti, iki paket yulaflı ya da kepekli bisküvi, bir çay kaşığı toz jelatin, bir tutam tuz, yarım margarin.
Yumurta aklarını ayrı bir kaba süzüp, sarılarını bir paket labne ile birlikte çırpıyoruz. Ardından karışım belli bir yoğunluğa ulaşana kadar kremşanti ekliyoruz ve ikinci labneyi de ekleyerek, tümünü birlikte karıştırıyoruz. Çay kaşığının ucuyla bir tutam tuz alıp yumurta akına karıştırıp, diğer karışıma ekliyoruz. Jelatinimizi ayrı bir kapta eritip onu da bu karışımın içine atıyoruz ve böylelikle tümü bir yerde buluşmuş oluyor. Yulaflı ya da kepekli iki paket bisküviyi blender’da un haline gelinceye kadar çırptıktan sonra, bisküvileri bir arada tutabilmesi açısından bir yemek kaşığı kadar yağı eriterek üzerine döküp karıştırıyoruz. Bisküvilerimizi kek kalıbının dibine elimizle ya da herhangi bir düz tabanlı bardakla iyice bastırarak sıkıştırıyoruz. Ancak kek kabımızın yandan açılabilir olması gerekiyor ki kekimizi çıkarırken olduğu gibi muhafaza edebilelim. Önceden hazırladığımız karışımı bisküvilerin üzerine düzgün şekilde yaydıktan sonra, dolapta en az yarım saat bekletiyoruz. Ne kadar uzun süre dolapta beklerse o kadar güzel olacaktır. Ardından üzerini reçelle ya da hazır soslarla süsleyebiliriz.

Duygu Dikmenoğlu   Ana Sayfa   Galeriler Girişi
Bu sitenin içerik ve web tasarımları Zebra tarafından gerçekleştirildi, 2009
Sitedeki resimler, internetten ve çeşitli yayınlardan derlenmiştir. Parayla satılmayıp, sadece gösteri amaçlıdır.Telif hakları sahiplerine aittir. Sitede fotoğraflarının bulunmasını istemeyen kişilerin başvurusu halinde resimleri kaldırılır.
Mail Us